Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
21
süper... görsel desteği anlamayı kolaylaştırabilir, emeğinize sağlık..
22
Yarışmalar *** / TRC DX Contest 2026
« Son İleti Gönderen: TA5FA 28 Eylül 2026, 06:43:55 »
TRC DX CONTEST 2026 – TÜRKÇE YARIŞMA KURALLARI

YARIŞMA TARİHİ VE SÜRESİ
Yarışma, ekim ayının ilk tam hafta sonunda, 3 Ekim 2026 Cumartesi 06:00 UTC ile 4 Ekim 2026 Pazar 18:00 UTC arasında yapılır. Toplam süre 36 saattir.
Tek operatörlü istasyonlar bu 36 saatin en fazla 24 saatinde çalışabilir. Çalışmaya ara verilen her süre en az 60 dakika olmalı ve bu süre içinde loga hiçbir QSO kaydedilmemelidir. Çok operatörlü istasyonlar 36 saatin tamamında çalışabilir.
Türkiye saatiyle yarışma, 3 Ekim Cumartesi 09:00’da başlar; 4 Ekim Pazar 21:00’de biter. Log saatleri UTC olarak tutulmalıdır.

BANTLAR VE MODLAR
Bantlar: 160, 80, 40, 20, 15 ve 10 metre. Modlar: CW ve SSB. Tüm katılımcılar IARU bant planına uymalıdır.
SSB için önerilen frekans aralıkları: 1850–1870, 3700–3750, 7080–7130, 14125–14175, 21150–21200 ve 28400–28450 kHz.
Aynı istasyonla her bantta CW’de bir, SSB’de bir kez puanlık QSO yapılabilir. Herhangi bir anda yalnızca tek bir sinyal gönderilebilir.

KATILIM KATEGORİLERİ
Aşağıdaki kategoriler TRC üyesi olanlar ve TRC üyesi olmayanlar için ayrı ayrı değerlendirilir:
SO/AB/MIX/HP: Tek operatör, tüm bantlar, CW + SSB, yüksek güç.
SO/AB/MIX/LP: Tek operatör, tüm bantlar, CW + SSB, düşük güç.
SO/AB/CW/HP: Tek operatör, tüm bantlar, yalnız CW, yüksek güç.
SO/AB/CW/LP: Tek operatör, tüm bantlar, yalnız CW, düşük güç.
SO/AB/SSB/HP: Tek operatör, tüm bantlar, yalnız SSB, yüksek güç.
SO/AB/SSB/LP: Tek operatör, tüm bantlar, yalnız SSB, düşük güç.
SO/TB/MIX/HP: Tek operatör, seçilen en fazla üç bant, CW + SSB, yüksek güç.
SO/TB/MIX/LP: Tek operatör, seçilen en fazla üç bant, CW + SSB, düşük güç.
SO/10, SO/15, SO/20, SO/40, SO/80, SO/160: Tek operatör, belirtilen tek bant, CW + SSB.
MO/ST/AB/MIX: Çok operatör, tek verici, tüm bantlar, CW + SSB.
SO/AB/MIX/QRP: Tek operatör, tüm bantlar, CW + SSB, QRP.
Güç sınırları: Düşük güç en fazla 100 W çıkış gücüdür. QRP, hiçbir bantta ve hiçbir anda 5 W çıkış gücünü aşamaz. Kaynak metin yüksek güç kategorisi için ayrıca sayısal bir sınır belirtmiyor.
Üç bant kategorisi: Operatör kendi seçtiği bir, iki veya üç bantta çalışabilir.

QSO Değiş-Tokuş
TRC üyesi olmayan istasyon: RS(T) + sıra numarası. Örnek: 59 001 veya 599 001.
TRC üyesi istasyon: RS(T) + sıra numarası + TRC. Örnek: 59 001TRC veya 599 001TRC.
Önemli: Cabrillo dosyasında sıra numarası ile TRC arasında boşluk bulunmamalıdır. Doğru: 001TRC. Yanlış: 001 TRC.
N1MM kullanan TRC üyeleri: Yeni log oluştururken yarışma türünü TRCDX, “Sent Exchange” alanını # TRC olarak seçin. Bu ayar alanında # ile TRC arasında boşluk vardır. Oluşan Cabrillo dosyasında ise sıra numarası ile TRC bitişik olmalıdır. Göndermeden önce dosyayı kontrol edin.

QSO PUANLARI
Aynı istasyonla her bantta CW ve SSB’de birer kez görüşülebilir.
Farklı kıtalardaki istasyonlar arasındaki QSO: 2 puan.
Aynı kıtadaki istasyonlar arasındaki QSO: 1 puan.
TRC istasyonuyla QSO: 10 puan.
İki TRC üyesi arasındaki QSO: 1 puan.
Puanlama notu: TRC üyesi olmayan bir istasyonun TRC istasyonuyla QSO’su 10 puandır. İki TRC üyesinin kendi arasındaki QSO’su ise 1 puandır. Bu durum kaynak metindeki örnek loglarda da gösterilmiştir.

ÇARPANLAR
1. DXCC listesindeki ülkeler: Her bantta CW için bir, SSB için bir kez sayılır.
2. Yarışmada görüşülen TRC üyelerinin bulunduğu DXCC ülkeleri: Her bantta CW için bir, SSB için bir kez ek çarpan sayılır. Bu ek çarpan için o ülkeden bir TRC katılımcısıyla gerçekten görüşmüş olmanız gerekir.

TOPLAM PUAN
Toplam puan = QSO puanlarının toplamı × toplam çarpan.
Kaynak kurallardaki örnekler:
• TRC üyesi LZ1YE: 8 QSO, 11 QSO puanı, 8 çarpan → 88 puan.
• TRC üyesi olmayan LZ3FF: 8 QSO, 38 QSO puanı, 8 çarpan → 304 puan.
Örneklerdeki log tarihleri 2017’ye aittir; bunlar yalnızca puanlama ve Cabrillo biçimini göstermek için verilmiştir.

PLAKETLER VE ÖDÜLLER
Başarılı katılımcılara kategoriye göre plaket, kupa veya yarışma ödülü verilir. Kaynak metinde belirtilen asgari geçerli QSO sayıları şöyledir:
• Üç bant ve çok bant kategorilerinde plaket için en az 500 geçerli QSO.
• SO/AB/SSB ve QRP kategorilerinde plaket için en az 300 geçerli QSO.
• SO/160 ve SO/80 kategori birincilerine posta yoluyla ödül için en az 150 geçerli QSO.
• SO/40, SO/20, SO/15 ve SO/10 kategori birincilerine posta yoluyla ödül için en az 300 geçerli QSO.
• Kategori bazında ülke birincilerine elektronik ödül için en az 200 geçerli QSO.
Yarışmada yapılan QSO’lar TRC ödülleri için geçerlidir. Fiziksel ödüller, yarışmadan sonra adresi doğrulanan kazananlara gönderilir. Cabrillo başlığında tam posta adresinizi belirtin.

ELEKTRONİK LOG GÖNDERİMİ
Logunuzu tercihen Cabrillo biçiminde şu adresten yükleyin: https://trcdx.org/upload-logs/
Yüklemede sorun yaşarsanız logu logs-trcdxc@trcdx.org adresine e-postayla gönderebilirsiniz. E-postanın konu satırına istasyonunuzun çağrı işaretini yazın.
Dosya adı çağrı işaretiniz olmalıdır. Örnek: TA1ABC.log.

CABRILLO BAŞLIĞI ÖRNEĞİ
Aşağıdaki örnekteki çağrı işareti, kategori, ad ve adres bilgilerini kendi bilgilerinizle değiştirin:
START-OF-LOG: 3.0
CONTEST: TRC-DX
CALLSIGN: LZ1YE
CATEGORY-OPERATOR: SINGLE-OP
CATEGORY-BAND: ALL
CATEGORY-POWER: HIGH
CATEGORY-MODE: MIXED
CATEGORY-OVERLAY: TRC
NAME: Nasko Kolev
ADDRESS: POBox 49
ADDRESS-CITY: Kazanlak
ADDRESS-POSTALCODE: 6100
ADDRESS-COUNTRY: Bulgaria
EMAIL: lz1ye@abv.bg
CATEGORY-OVERLAY: TRC satırı yalnızca TRC üyeleri içindir. TRC üyesiyseniz bu satırı unutmayın; üye değilseniz eklemeyin.

LOG GÖNDERİM SON TARİHİ
Loglar yarışmanın bitiminden sonraki 7 gün içinde, en geç 11 Ekim 2026 Pazar 23:59 UTC tarihinde gönderilmelidir. Türkiye saatiyle son tarih 12 Ekim 2026 Pazartesi 02:59 olur.
Son tarihten sonra yeniden gönderilen log geç log sayılır. Geç loglar sonuçlarda listelenebilir; ancak ödül almaya uygun değildir.

GENEL LOG KURALLARI
1. Logu, yarışma yazılımlarının oluşturduğu Cabrillo biçiminde gönderin. Komite, özellikle yüksek puanlı katılımcılardan elektronik log ister.
2. Tüm QSO saatlerini UTC olarak kaydedin.
3. Gönderilen ve alınan raporların tamamını loga yazın.
4. Cabrillo başlığında katılım kategorinizi ve ödül gönderimi için tam posta adresinizi belirtin.
5. El yazısı log tutuluyorsa görüşmeler zaman sırasıyla veya her bant için ayrı sayfada yazılabilir. Her QSO’da çağrı işareti, saat, bant, RS/RST ve hem gönderilen hem alınan yarışma bilgisi bulunmalıdır. Bu kural kontrol logları için de geçerlidir.
6. QSO puanlarını veya toplam puanı kendiniz hesaplamanız gerekmez; yarışma yazılımı hesaplar.
7. Mükerrer QSO’ları işaretlemeyin veya logdan silmeyin.
8. TRC Yarışma Komitesinin kararları kesindir.
23
Yarışmalar *** / RUS-WW-DIGI 2026
« Son İleti Gönderen: TA5FA 28 Eylül 2026, 06:38:16 »
RUS-WW-DIGI YARIŞMASI KURALLARI

TARİH VE SAAT
13. RUS-WW-DIGI 2026: 3 Ekim 2026 12:00 UTC – 4 Ekim 2026 11:59 UTC.
14. RUS-WW-DIGI 2027: 2 Ekim 2027 12:00 UTC – 2 Ekim 2027 11:59 UTC

MODLAR
BPSK63 ve RTTY45

BANTLAR
160 m (1,8 MHz), 80 m (3,5 MHz), 40 m (7 MHz), 20 m (14 MHz), 15 m (21 MHz) ve 10 m (28 MHz).
RDRC’nin önerdiği frekans aralıkları: 1,840–1,843 MHz; 3,582–3,599 MHz; 7,040–7,050 MHz; 14,072–14,110 MHz; 21,072–21,110 MHz; 28,072–28,125 MHz.

KATILIM KATEGORİLERİ
Aşağıdaki kategorilerin her biri üç ayrı coğrafi grupta değerlendirilir: Dünya (Rusya dışındaki ülkeler), Avrupa Rusyası ve Asya Rusyası.
MULTI-ONE: Çok operatör, tek verici, tüm bantlar; kulüp ve özel etkinlik istasyonları.
MULTI-ONE JUNIOR: Çok operatör, tek verici, tüm bantlar; ekipteki her operatör 20 yaşından küçük olmalıdır. Kulüp ve özel etkinlik istasyonları.
SINGLE-OP ALL HIGH: Tek operatör, tüm bantlar, yüksek güç. Çıkış gücü, katılımcının amatör telsiz lisansının izin verdiği sınırı aşamaz.
SINGLE-OP JUNIOR: Tek operatör; katılımcı 20 yaşından küçük olmalıdır.
SINGLE-OP 160M-80M-40M: Tek operatör; 160, 80 ve 40 m.
SINGLE-OP 20M-15M-10M: Tek operatör; 20, 15 ve 10 m.
SINGLE-OP ALL QRP: Tek operatör, tüm bantlar, QRP. Çıkış gücü 5 W’ı aşamaz.
SINGLE-OP RTTY: Tek operatör, tüm bantlar, RTTY.
SINGLE-OP BPSK: Tek operatör, tüm bantlar, BPSK.

KATEGORİ NOTLARI
1. Katılımcılar yalnızca bir alt kategoride yarışabilir.
2. SO QRP katılımcıları çağrı işaretlerinde /QRP belirtmelidir.
3. MULTI-ONE ekibi, kendi amatör veya SWL çağrı işaretlerine sahip 2–10 operatörden oluşabilir. Bu gruptaki her operatöre katılım sertifikası verilir.
4. Gözlemciler ve katılımcılar, olası kural ihlallerinin izlenmesi ve kaydedilmesi konusunda Yarışma Komitesine yardımcı olabilir.

QSO Değiş-Tokuş
Rusya’daki katılımcılar ve Rusya topraklarından çalışan yabancı amatörler, RS/RST(Q) raporuyla birlikte Rusya bölgesinin iki harfli kodunu gönderir. Örnek: 599 MA.
Rusya dışındaki katılımcılar, RS/RST(Q) raporuyla birlikte 001’den başlayan QSO sıra numarasını gönderir. Örnek: 599 001. Numara bantlar arasında kesintisiz devam eder.
Genel çağrı: CQ RUSTEST.
Aynı istasyonla farklı bant veya farklı modda yeniden görüşülebilir; yeni QSO önceki görüşmeden en erken 3 dakika sonra yapılmalıdır.
Rapor göndermemiş bir istasyonla yapılan görüşme, o istasyonun çağrı işareti en az üç farklı logda bulunuyorsa kabul edilebilir.

QSO PUANLARI
20, 15 ve 10 m bantlarında: Aynı ülke içindeki QSO 1 puan; başka ülkeyle QSO 3 puan; başka kıtayla QSO 5 puan; QRP istasyonuyla QSO 5 puan.
160, 80 ve 40 m bantlarında bu puanlar iki katına çıkar.

ÇARPAN
DXCC listesindeki ülkeler ve Rusya bölge kodları, her mod ve her bant için ayrı ayrı çarpan sayılır.

TOPLAM PUAN
Toplam puan = QSO puanları toplamı × çarpanlar toplamı.

ÖDÜLLER VE SERTİFİKALAR
Ödül ve sertifika galerisi: RDRC ödül galerisi.
Katılımcı sertifikaları ua9qcq.com üzerinden verilir. Sertifika indirmek için bu sitede kayıtlı kullanıcı olmak gerekir. Logda operatör listesi belirtilmişse ekip üyelerinin her biri kişisel sertifika alabilir.

LOG HAZIRLAMA
Cabrillo dosyasında mod kodları şu şekilde yazılmalıdır: RTTY = RY; BPSK63 = PM.
Cabrillo dosyasının adı çağrı işaretiniz olmalıdır. Örnek: R3BB.cbr, R3BB.log veya R3BB.txt.
Loglar yarışmadan sonraki 5 gün içinde gönderilmelidir. 2026 yarışması için son tarih 9 Ekim 2026, 23:59 UTC.
Log yalnızca şu web formundan gönderilir: https://ua9qcq.com/submit_log.php.

KİMLER KATILABİLİR?
Rusya’dan ve dünyanın diğer ülkelerinden amatör telsiz operatörleri katılabilir.

DİSKALİFİYE VE SİNYAL KALİTESİ
Yarışma Komitesi; izin verilen IMD sınırlarının aşılmasını, belirgin QRM oluşturulmasını ve diğer kural ihlallerini tespit etmek için bantları izleyebilir.
Diskalifiye gerekçeleri şunlardır:
1. Aşırı yüksek güç, intermodülasyon, ses kartı harmonikleri veya başka nedenlerle RTTY45 ya da BPSK63 sinyalinin izin verilen bant genişliğini aşması.
2. Kurallarda belirtilen çıkış gücünün aşılması.
3. Aynı anda iki veya daha fazla sinyal gönderilmesi.
4. Kurallara uymayan yarışma raporu veya kontrol numarası gönderilmesi.
5. Cabrillo logunda istasyonun QTH bilgisinin bildirilmemesi.
6. Rusya’dan, ilgili Rus makamlarının düzenlemelerinde öngörülmeyen çağrı işaretleriyle çalışılması.
7. QSO’ların %30’undan fazlasının doğrulanamaması.
8. Yarışma sırasında sportmenlik dışı davranış.
Sinyal kalitesine ilişkin bir ihlal, spektrogram veya ekran görüntüsüyle belgelendiğinde komite uyarı (sarı kart) verebilir. Uyarı alan katılımcının sonuç puanından %30 düşülür; sertifika ve ödül verilmez.
En az 15 dakika arayla iki kez, kaynakta belirtilen Q<7 veya daha kötü sinyal kalitesiyle ve waterfall üzerinde görülebilen kabul edilemez bant genişliğiyle kaydedilen katılımcıya diskalifiye (kırmızı kart) uygulanır. Değerlendirmede zaman–frekans görüntüsündeki bant gürültüsü seviyesi de dikkate alınır. Kaynakta verilen sinyal kalitesi açıklaması: Digital mode signal reports.
İhlal edenlerin sonuçları iptal edilir. Kaynak kurallara göre itiraz kabul edilmez.

YARIŞMA YAZILIMLARI
Katılımcılar sonuçları yarışma sunucusunda çevrim içi izleyebilir. Bağlantı ve yazılım ayarları: contest.run bağlantı rehberi. Kaynakta TR4W, N1MM, 5MContest, QARTest, DXLog, WriteLog ve Win-Test için ayar bağlantıları anılmaktadır.
Yarışmayı destekleyen yazılımlar:
• MixW: mixw.net. Yarışma DLL dosyası; MixW ayar rehberi.
• UR5EQF_log: ur5eqf.ru. Yarışma DLL dosyası; ayar videosu.
• TR4W + MMTTY: Kaynağa göre yalnızca SOAB-RTTY alt kategorisi için bu modül.
• DXLog.net: dxlog.net.
• RCKLog: RCKLog sayfası.
• N1MM: n1mm.hamdocs.com; RUS-WW-DIGI UDC dosyası.
• AATest: dxsoft.com.
• 5MContest: 5mcontest.qrz.ru.
Logu göndermeden önce kategori, QTH, adres, e-posta ve diğer Cabrillo başlık bilgilerini kontrol edin. Modların RY ve PM olarak yazıldığını doğrulayın.

EK: RUSYA BÖLGE KODLARI
Aşağıdaki liste, gönderilen yarışma metnindeki çağrı işareti rakam/harf eşleşmelerini ve iki harfli bölge kodlarını aktarır. Coğrafi sınıflandırma da kaynak metindeki şekliyle verilmiştir.
Avrupa Rusyası – Kuzeybatı Federal Bölgesi
1A, 1B, 1F, 1L, 1M → SP: Saint Petersburg
1C, 1D, 1E → LO: Leningrad Oblastı
1K, 1N → KL: Karelya Cumhuriyeti
1O → AR: Arhangelsk Oblastı
1P → NO: Nenets Özerk Okrugu
1Q, 1R, 1S → VO: Vologda Oblastı
1T → NV: Novgorod Oblastı
1W, 1X → PS: Pskov Oblastı
1Y, 1Z → MU: Murmansk Oblastı
2F, 2K → KA: Kaliningrad Oblastı
1I, 8X, 9X → KO: Komi Cumhuriyeti
Avrupa Rusyası – Merkez Federal Bölgesi
Kaynak notu: RA2 ve UA2–UI2 prefixleri hariç.
2,3,5A; 2,3,5B; 2,3,5C → MA: Moskova
2,3,5D; 3,5F; 2,3,5H → MO: Moskova Oblastı
2,3,5E → OR: Oryol Oblastı
2,3,5G → LP: Lipetsk Oblastı
2,3,5I → TV: Tver Oblastı
2,3,5L → SM: Smolensk Oblastı
2,3,5M → YR: Yaroslavl Oblastı
2,3,5N → KS: Kostroma Oblastı
2,3,5P → TL: Tula Oblastı
3,5K; 2,3,5O; 2,3,5Q → VR: Voronej Oblastı
2,3,5R → TB: Tambov Oblastı
2,3,5S → RA: Ryazan Oblastı
2,3,5U → IV: İvanovo Oblastı
2,3,5V → VL: Vladimir Oblastı
2,3,5W → KU: Kursk Oblastı
2,3,5X → KG: Kaluga Oblastı
2,3,5Y → BR: Bryansk Oblastı
2,3,5Z → BO: Belgorod Oblastı
Avrupa Rusyası – Güney Federal Bölgesi
4A, 4B → VG: Volgograd Oblastı
6,7A; 6,7B; 6,7C; 6,7D → KR: Krasnodar Krayı
6,7I → KM: Kalmıkya Cumhuriyeti
6,7K → RK: Kırım Cumhuriyeti
6,7L; 6,7M; 6,7N → RO: Rostov Oblastı
6,7R → SE: Sivastopol
6,7U; 6,7V → AO: Astrahan Oblastı
6,7Y → AD: Adıgey Cumhuriyeti
6O, 7O → DO: Kaynak listede “Donetsk Halk Cumhuriyeti”
6Z, 7Z → LU: Kaynak listede “Luhansk Halk Cumhuriyeti”
6S, 7S → ZP: Zaporijya Oblastı
1H, 1V → HE: Herson Oblastı
Avrupa Rusyası – Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi
6,7E → KC: Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti
6,7F; 6,7G; 6,7H; 6,7T → ST: Stavropol Krayı
6,7J → SO: Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti
6,7P → CN: Çeçen Cumhuriyeti
6,7Q → IN: İnguşetya Cumhuriyeti
6,7W → DA: Dağıstan Cumhuriyeti
6,7X → KB: Kabardino-Balkarya Cumhuriyeti
Avrupa Rusyası – Volga Federal Bölgesi
2,3,5T → NN: Nijni Novgorod Oblastı
4C, 4D → SA: Saratov Oblastı
4F, 4G → PE: Penza Oblastı
4H, 4I, 4K → SR: Samara Oblastı
4L, 4M → UL: Ulyanovsk Oblastı
4N, 4O → KI: Kirov Oblastı
4P, 4Q, 4R → TA: Tataristan Cumhuriyeti
4S → MR: Mari El Cumhuriyeti
4U → MD: Mordovya Cumhuriyeti
4W → UD: Udmurtya Cumhuriyeti
4Y, 4Z → CU: Çuvaş Cumhuriyeti
8,9F; 8,9G → PM: Perm Krayı
8,9S; 8,9T → OB: Orenburg Oblastı
8,9W → BA: Başkurdistan Cumhuriyeti
Asya Rusyası – Ural Federal Bölgesi
8,9A; 8,9B → CB: Çelyabinsk Oblastı
8,9C; 8,9D → SV: Sverdlovsk Oblastı
8,9J → HM: Hantı-Mansi Özerk Okrugu
8,9K → YN: Yamalo-Nenets Özerk Okrugu
8,9L → TN: Tümen Oblastı
8,9Q; 8,9R → KN: Kurgan Oblastı
Asya Rusyası – Sibirya Federal Bölgesi
8,9H; 8,9I → TO: Tomsk Oblastı
8,9M; 8,9N → OM: Omsk Oblastı
8,9O; 8,9P → NS: Novosibirsk Oblastı
8,9U; 8,9V → KE: Kemerovo Oblastı
8,9Y → AL: Altay Krayı
8,9Z → GA: Altay Cumhuriyeti
ØA, ØB, ØH → KK: Krasnoyarsk Krayı
ØR, ØS, ØT → IR: İrkutsk Oblastı
ØW → HA: Hakasya Cumhuriyeti
ØY → TU: Tuva Cumhuriyeti
Asya Rusyası – Uzak Doğu Federal Bölgesi
ØC → HK: Habarovsk Krayı
ØD → EA: Yahudi Özerk Oblastı
ØF → SL: Sahalin Oblastı
ØI → MG: Magadan Oblastı
ØJ → AM: Amur Oblastı
ØK → CK: Çukotka Özerk Okrugu
ØL, ØM, ØN → PK: Primorski Krayı
ØO → BU: Buryatya Cumhuriyeti
ØQ → YA: Saha Cumhuriyeti
ØU, ØV → ZK: Zabaykalski Krayı
ØX, ØZ → KT: Kamçatka Krayı
Antarktika ve Franz Josef Toprakları için kaynakta belirtilen Rus istasyonları
RI1ANA–RI1ANZ → AN: Antarktika
R1FJ → FJ: Franz Josef Toprakları
24
Yarışmalar *** / OCEANIA DX (OCDX) 2026 SSB
« Son İleti Gönderen: TA5FA 28 Eylül 2026, 06:27:34 »
1. 2026 YARIŞMASINA İLİŞKİN ÖNEMLİ NOTLAR
Log gönderimi için son tarih 25 Ekim 2026 Pazar, 23:59:59 UTC’dir.
a) Elektronik loglar log gönderim formu üzerinden gönderilmelidir. Sorun yaşarsanız info@oceaniadxcontest.com adresinden Yarışma Komitesi ile iletişime geçin.
b) Elektronik loglar Cabrillo biçiminde olmalıdır. Alternatif olarak B4H formları kullanılabilir.
c) Her operatör veya operatör ekibi yalnızca bir katılım kaydı yapabilir (Madde 6a).
d) Görüşülen istasyon OCDX için sıra numarası vermiyorsa alınan numarayı 001 olarak kaydedin (Madde 8).
e) Tek bant katılımcıları, diğer bantlarda yaptıkları görüşmeler dâhil yarışma süresindeki bütün görüşmeleri loga eklemelidir. Puanlamada yalnızca Cabrillo başlığında veya özet formunda belirtilen banttaki görüşmeler kullanılır. Yalnızca bir bantta görüşme içeren loglar tek bant olarak sınıflandırılır.
f) SO2R operatörleri, diğer frekansta QSO bekleyen çağrılara yanıt vermekteki gecikmeyi makul ölçüde azaltmalıdır. Aynı bantta iki veya daha fazla frekansta dönüşümlü CQ çağrısı yapmak yasaktır.

2. YARIŞMA TARİHLERİ
SSB: 3 Ekim 2026 Cumartesi 06:00 – 4 Ekim 2026 Pazar 06:00 UTC.
CW: 10 Ekim 2026 Cumartesi 06:00 – 11 Ekim 2026 Pazar 06:00 UTC.

3. YARIŞMANIN AMACI
9M6, DU, KH6, VK, ZL, YB, Pasifik adaları ve ARRL DXCC listesinde yer alan diğer Okyanusya birimlerindeki istasyonlarla HF görüşmelerini teşvik etmektir.

4. HEDEF
a) Okyanusya’daki verici istasyonlar, bölge içinden ve dışından mümkün olduğunca çok istasyonla görüşür.
b) Okyanusya dışındaki verici istasyonlar, Okyanusya’daki mümkün olduğunca çok istasyonla görüşür. Okyanusya dışındaki istasyonlarla görüşmeye ceza uygulanmaz; ancak Okyanusya dışındaki iki istasyon arasındaki görüşme QSO puanı veya çarpan kazandırmaz.
c) Okyanusya’daki SWL istasyonları, bölge içinden ve dışından mümkün olduğunca çok yarışma istasyonunu dinleyip kaydeder.
d) Okyanusya dışındaki SWL istasyonları, Okyanusya’daki mümkün olduğunca çok yarışma istasyonunu dinleyip kaydeder.

5. BANTLAR
160, 80, 40, 20, 15 ve 10 metre bantları kullanılabilir. WARC bantları kullanılamaz.

6. TÜM KATEGORİLER İÇİN GENEL KOŞULLAR
a) Bir operatör veya çok operatörlü istasyon ekibi, Telefon bölümünde birden fazla ve CW bölümünde birden fazla katılım kaydı gönderemez ya da bu kayıtlara katkıda bulunamaz.
b) Yüksek güçte çıkış, herhangi bir bantta 1500 W PEP veya ilgili ülkede izin verilen azami güçten düşük olanını aşamaz. Düşük güç sınırı 100 W PEP, QRP sınırı 5 W PEP’tir. Güç, vericinin veya bağlı amplifikatörün son çıkış konnektöründe ölçülür.
c) Gelen packet spot gibi QSO bulmaya yardımcı bilgiler tüm kategorilerde serbesttir. Kendi istasyonunu spotlamak, başkalarından spot istemek veya başka bir yolla QSO talep etmek yasaktır.
d) Katılımcının bütün verici ve alıcıları, çapı 500 metre olan bir alanın içinde veya istasyon lisansı sahibinin mülk sınırları içinde bulunmalıdır; bu iki sınırdan daha geniş olanı esas alınır. Bütün antenler kullanılan verici ve alıcılara fiziksel kablo bağlantısıyla bağlı olmalıdır.
e) Uzaktan çalışma serbesttir. Uzaktan istasyonun katılım konumu, verici, alıcı ve antenlerin fiziksel konumudur. İstasyon ve kategori sınırlamalarının tamamı geçerlidir.
f) Aynı bantta iki veya daha fazla frekansta dönüşümlü CQ çağrısı yapılamaz.

7. KATILIM KATEGORİLERİ
a) Tek Operatör QRP (SO QRP): Tüm bantlar veya tek bant. İşletim ve log tutmayı tek kişi yapar. Aynı anda yalnızca bir sinyal gönderilebilir. Çıkış gücü en fazla 5 W PEP’tir.
b) Tek Operatör Düşük Güç (SO LP): Tüm bantlar veya tek bant. İşletim ve log tutmayı tek kişi yapar. Aynı anda yalnızca bir sinyal gönderilebilir. Çıkış gücü en fazla 100 W PEP’tir.
c) Tek Operatör Yüksek Güç (SO HP): Tüm bantlar veya tek bant. İşletim ve log tutmayı tek kişi yapar. Aynı anda yalnızca bir sinyal gönderilebilir. Çıkış gücü 1500 W PEP veya istasyon lisansında izin verilen azami güçten düşük olanını aşamaz.
d) Çok Operatör, Tek Verici (M1): Birden fazla kişi puana katkıda bulunabilir. Aynı anda yalnızca bir sinyal gönderilebilir. Güç sınırı 1500 W PEP veya lisans sınırından düşük olanıdır. Her saat diliminde (00–59. dakikalar) en fazla 10 bant değişikliği yapılabilir. 20 metreden 40 metreye, ardından yeniden 20 metreye geçmek iki değişiklik sayılır.
e) Çok Operatör, İki Verici (M2): Birden fazla kişi puana katkıda bulunabilir. Farklı bantlarda, aynı anda en fazla iki sinyal gönderilebilir. Her sinyal için güç sınırı 1500 W PEP veya lisans sınırından düşük olanıdır. Her iki verici de herhangi bir istasyonla görüşebilir; kullanılan vericiden bağımsız olarak bir istasyonla bant başına yalnızca bir kez puanlık görüşme yapılabilir. Logda her QSO’yu hangi vericinin yaptığı belirtilmelidir. Her verici, saat dilimi başına en fazla 8 bant değişikliği yapabilir. 20 metreden 40 metreye ve yeniden 20 metreye geçmek iki değişiklik sayılır.
f) Çok Operatör, Çok Verici (MM): Birden fazla kişi puana katkıda bulunabilir. Verici sayısı sınırsızdır; ancak her bantta aynı anda yalnızca bir sinyal ve bir çağrı yapan istasyon bulunabilir. Her sinyal için güç sınırı 1500 W PEP veya lisans sınırından düşük olanıdır.
g) Kısa Dalga Dinleyicisi (SWL): Yalnızca alım; tüm bantlar. Logu tek kişi tutar. Dinlenen istasyonun görüşmekte olduğu istasyonun çağrı işareti, aynı banttaki art arda üç log kaydında birden fazla kez yer alamaz.
h) Kontrol Logu (Check Log): Log kontrolüne yardımcı olmak için gönderilir. Ödül ve sertifika hakkı vermez.

8. GÖRÜŞMEDE VERİLECEK BİLGİ
RS(T) raporu ve 001’den başlayıp her görüşmede bir artan sıra numarası verilir. Çok operatörlü istasyonlar tüm log için tek numara dizisi veya her bant için ayrı numara dizisi kullanabilir. Görüşülen istasyon yarışmaya ait sıra numarası göndermiyorsa alınan numara 001 olarak kaydedilir.

9. ÇARPAN
Çarpan, çalışılan farklı geçerli prefix sayısıdır. Aynı prefix, her bantta birer kez çarpan olarak sayılabilir.
a) Prefix, amatör çağrı işaretinin başlangıcını oluşturan harf ve rakam birleşimidir.
b) N8, W8, WD8, HG1, HG19, KC2, OE2, OE25 ve LY1000 geçerli prefix örnekleridir. Rakam, harf veya bunların sırasındaki her farklılık ayrı prefix sayılır. Çağrı işaretinin gösterdiği DXCC ülkesinden başka bir ülkeden çalışan istasyon portable çağrı işareti kullanmalı; portable prefix, çalışılan ülke veya çağrı bölgesi için yetkili makamca izin verilen bir prefix olmalıdır. Portable çalışmada çarpan olarak portable prefix esas alınır. Örneğin Wake Adası’ndan çalışan N8BJQ, N8BJQ/KH9 veya N8BJQ/NH9 kullanır. Ohio’dan çalışan KH6XXX ise ABD 8. bölgesi için izin verilen /W8, /AD8 vb. bir prefix kullanmalıdır. Rakamsız portable belirteçlerinde ikinci harften sonra sıfır (Ø) eklenir: PA/N8BJQ için PAØ. Rakam içermeyen çağrı işaretlerinde ilk iki harften sonra sıfır (Ø) eklenir: XEFTJW için XEØ. Maritime mobile, mobile, /A, /E, /J, /P ve geçici lisans sınıfı belirteçleri prefix sayılmaz.
c) Özel etkinlik ve anma istasyonları ile kendine özgü prefix taşıyan diğer istasyonlar katılmaya teşvik edilir. Prefix, çalışılan ülkenin lisans makamınca tahsis edilmiş olmalıdır.

10. QSO PUANLARI
160 m: 20 puan; 80 m: 10 puan; 40 m: 5 puan; 20 m: 1 puan; 15 m: 2 puan; 10 m: 3 puan. Aynı istasyon, QSO puanı için her bantta yalnızca bir kez sayılır.

11. TOPLAM PUAN
Toplam puan = QSO puanları toplamı × çarpan. Çarpan, tüm bantlarda çalışılan prefixlerin toplamıdır; aynı prefix her bantta bir kez sayılabilir.

12. ÖDÜLLER
a) Çeşitli kategorilerin liderlerine, ödül sayfasında belirtildiği şekilde plaket verilir.
b) Bir katılımcı aynı ödül hiyerarşisinde birden fazla plakete hak kazanırsa yalnızca kazandığı en üst düzey plaketini alır. Örneğin kıta düzeyinde plaket kazanan biri, aynı kategorinin ülke veya alt bölge plaketini ayrıca almaz. Kazandığı alt düzey kategoriler plaket yazısında belirtilir; bu kategorilerin plaketleri, ikincilik bilgisi belirtilerek sıradaki katılımcılara verilir. Farklı ödül hiyerarşilerinden birden fazla plaket almak mümkündür. Örneğin Telefon Tek Operatör kategorisinde plaket kazanan bir VK kadın operatör, AUSTRALIA Phone YL plaketini de alabilir.
c) Madde 7’deki her kategoride, her IARU WAC kıtası ve her ülke için en yüksek puanlı istasyona sertifika verilir. En az bir geçerli QSO yapan her istasyona da katılım sertifikası verilir. Kontrol loglarına katılım sertifikası verilmez.
d) Sertifikalar sertifika sayfasından indirilip yazdırılabilir.
e) Yarışma Komitesi ödülleri herhangi bir zamanda ekleyebilir veya kaldırabilir. Güncel bilgi için ödül sayfasına bakın.

13. GENEL LOG GEREKLİLİKLERİ
a) Verici istasyonların logunda her QSO için UTC tarih ve saat, frekans veya bant, görüşülen istasyonun çağrı işareti, gönderilen RS(T) ve sıra numarası ile alınan RS(T) ve sıra numarası bulunmalıdır. QSO’lar tarih ve saat sırasıyla verilmelidir. Eksik bilgi içeren log kontrol logu olarak yeniden sınıflandırılabilir. Mükerrer QSO’ların tamamını logda bırakın; silmeyin. Mükerrerleri göstermek cezaya neden olmaz.
b) Tek bant katılımcıları diğer bantlardakiler dâhil yarışma boyunca yaptıkları tüm görüşmeleri loga eklemelidir. Puanlamada yalnızca Cabrillo başlığında veya özet formunda belirtilen bant esas alınır. Sadece bir bantta görüşme içeren loglar tek bant olarak sınıflandırılır.
c) SWL logunda her kayıt için UTC tarih ve saat, frekans veya bant, dinlenen istasyonun çağrı işareti, dinlenen istasyonun görüştüğü istasyonun çağrı işareti ve dinlenen istasyonun gönderdiği RS(T) ile sıra numarası bulunmalıdır. Görüşülen istasyonun aynı çağrı işareti, aynı bantta art arda üç kayıtta yalnızca bir kez yer alabilir. Okyanusya SWL katılımcılarının “dinlenen istasyon” sütununda Okyanusya içinden veya dışından istasyonlar bulunabilir. Okyanusya dışındaki SWL katılımcılarında bu sütunda yalnızca Okyanusya çağrı işaretleri bulunmalıdır. Uygun iki istasyon arasındaki QSO’nun iki tarafını da doğru dinleyen SWL, her istasyonu ayrı log satırına yazarak ikisi için de puan ve çarpan talep edebilir.

14. ELEKTRONİK LOGLAR
Elektronik log tercih edilir; 50’den fazla QSO kaydeden istasyonlar için zorunludur.
a) Elektronik log, Cabrillo biçiminde olmalı ve doğru doldurulmuş bir başlık ile QSO kayıtlarını içermelidir. Başlık hataları yanlış kategoride değerlendirmeye veya kontrol logu olarak sınıflandırmaya yol açabilir. Güncel biçim gereklilikleri için yarışma sitesine bakın.
b) Dosya adı çağrıişareti.log biçiminde olmalıdır. Örneğin ZL2WB için zl2wb.log.
c) Cabrillo dosyanızı çevrim içi formdan gönderin. Form belirgin hataları kontrol eder ve gerekirse düzeltip yeniden göndermenizi ister. Başarılı gönderimi ekranda onaylar; ayrıca alınan logun kopyasıyla birlikte e-posta onayı yollar. Sorunlar için info@oceaniadxcontest.com adresine yazın.
d) Kâğıt log tutanlar veya Cabrillo üretmeyen yazılım kullananlar, Cabrillo dosyası oluşturup göndermek için B4H formlarını kullanmaya teşvik edilir.

15. KÂĞIT LOGLAR
a) Elektronik log tercih edilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda, 50’den az QSO içeren ve Madde 13’teki OCDX biçimine uygun kâğıt log kabul edilir.
b) Kâğıt loga şu bilgileri açıkça gösteren bir özet formu eklenmelidir: istasyon çağrı işareti; operatörlerin çağrı işaretleri; katılımcının adı ve ödül gönderimi için posta adresi; mod ve kategori; her bant için talep edilen QSO puanları ve prefix çarpanı sayısı; talep edilen toplam puan.
c) Kâğıt logun elektronik kopyası, örneğin tarama, fotokopi görüntüsü veya fotoğraflar, info@oceaniadxcontest.com adresine e-postayla gönderilmelidir.

16. LOG GÖNDERİM SON TARİHİ
a) Tüm loglar en geç 25 Ekim 2026 Pazar 23:59:59 UTC’de gönderilmelidir. Süre uzatma isteği, geçerli gerekçeyle ve son tarihten önce info@oceaniadxcontest.com adresine iletilmelidir. Uzatma, Yarışma Komitesinin inceleyip onaylamasıyla geçerli olur.
b) Alınan bütün loglar e-postayla teyit edilir ve alınan loglar sayfasında listelenir. Cabrillo biçiminde olmayan SWL logları bu listede yer almaz.

17. DİSKALİFİYE
İstasyonun bulunduğu ülkedeki amatör telsiz mevzuatının veya yarışma kurallarının ihlali, sportmenlik dışı davranış ya da doğrulanamayan aşırı sayıda QSO veya çarpan için puan talep edilmesi diskalifiye sebebidir. Yanlış kaydedilen çağrı işaretleri doğrulanamayan QSO sayılır. İzin verilen bant ve modlardaki görüşmeler dışında bir yöntemle yarışma QSO’larını talep eden, ayarlayan veya doğrulayan katılımcı sportmenlik dışı davranmış sayılır ve diskalifiye edilebilir.

18. BEYAN
İmzalı beyan istenmez. Log göndererek şu hususları kabul etmiş sayılırsınız: (1) Yarışma kurallarını okuyup anladığınızı, bunlara ve ülkenizin amatör telsiz düzenlemelerine uyacağınızı; (2) logunuzun herkesin incelemesine açılabileceğini; (3) OCDX Yarışma Komitesinin bütün işlem ve kararlarının resmî ve kesin olduğunu.
19. AYRINTILI BİLGİ
Güncel bilgiler OCDX Yarışması sitesinde yayımlanır. Sorular info@oceaniadxcontest.com adresine gönderilebilir.
25
Ne kadar güzel değerli bir paylaşım  olmuş elinize sağlık ağabeyim.
Büyük uğraş ve emek var burada. Hızlı okudum ama sağlam kafayla tekrar tekrar okunulacak bir döküman olmuş.
26
27
----------------------------------------------------------------

39.  Endüstriyel 12 V SMPS alıp 13.8 V yaparım !!

Bazı endüstriyel SMPS’lerde çıkış gerilimini belirli bir aralıkta değiştirmeye izin veren bir V-ADJ potansiyometresi bulunur. Bu nedenle 12 V olarak satılan bazı modelleri 13.8 V seviyesine ayarlamak teknik olarak mümkün olabilir. Ancak yalnızca potansiyometreyi çevirip 13.8 V görmek, güç kaynağının amatör telsiz için güvenli ve uygun olduğu anlamına gelmez.

1. RF emission bilinmeyebilir. Endüstriyel bir PSU fabrika otomasyonu, LED sistemi veya kontrol paneli için tasarlanmış olabilir. Bu cihazın HF alıcı yanında ne kadar sessiz çalışacağı her zaman datasheet’te belirtilmez. 13.8 V’u düzgün vermesi, düşük RFI ürettiği anlamına gelmez.

2. OVP eşiği uygun olmayabilir. Güç kaynağının aşırı gerilim koruması 12 V nominal çıkışa göre tasarlanmış olabilir. Çıkışı 13.8 V’a yükselttiğinizde OVP eşiğine gereğinden fazla yaklaşabilir veya korumanın çalışma marjı değişebilir. Bu nedenle ayar aralığı ile OVP threshold birlikte değerlendirilmelidir.

3. Maksimum güç sınırı değişmez. Burada önemli olan yalnızca amper değeridir sanılmamalıdır. PSU’nun toplam gücü sınırlıdır. Örneğin 12 V’ta 30 A verebilen 360 W sınıfı bir kaynak teorik olarak aynı güç sınırı korunuyorsa 13.8 V’ta yaklaşık 26 A civarında kalabilir. Bu nedenle “12 V’ta 30 A yazıyor, 13.8 V’ta da 30 A verir” varsayımı her model için doğru değildir.

Bazı üreticiler ayarlanabilir çıkış aralığını ve bu aralık içindeki tam yük kapasitesini açıkça belirtir. En güvenli yaklaşım, datasheet’te 13.8 V’un izin verilen ayar aralığı içinde olup olmadığını ve bu gerilimde uygulanabilecek maksimum yükü kontrol etmektir.

Açık kasa endüstriyel SMPS’lerde başka bir konu da mekanik ve elektrik güvenliğidir. Şebeke terminalleri açıkta olabilir ve primer tarafta tehlikeli gerilimler bulunur. Shack içinde kullanılacaksa cihaz uygun bir muhafaza içine alınmalı, topraklama, sigorta, havalandırma, kablo rakorları ve dokunmaya karşı koruma düzgün şekilde yapılmalıdır.

Kısa sonuç: Endüstriyel 12 V SMPS’yi 13.8 V’a ayarlamak mümkün olabilir; ancak seçim sadece voltaj ayarına bakılarak yapılmamalıdır. RF gürültüsü, OVP davranışı, gerçek güç kapasitesi, termal sınırlar ve güvenli muhafaza birlikte değerlendirilmelidir.

En doğru soru şudur: “13.8 V’a çıkıyor mu?” değil, “13.8 V’ta güvenli, kararlı ve RF açısından temiz çalışıyor mu?”

************************************************
************************************************


Hangi Kullanımda Hangi Güç Kaynağı Daha Mantıklı?

Güç kaynağı seçiminde tek bir doğru yoktur. En uygun seçim; istasyonun kullanım şekline, RF gürültüsü hassasiyetine, taşınabilirlik ihtiyacına ve gerekli akıma göre değişir.

Sabit HF DX İstasyonu

Eğer önceliğiniz düşük noise floor, weak-signal çalışma, 160 / 80 / 40 metre, FT8 waterfall takibi ve CW DX ise, iyi yapılmış bir trafolu lineer PSU çok güçlü bir seçenektir.

Sabit shack kullanımında ağırlık ve hacim genellikle büyük problem değildir. Buna karşılık lineer güç kaynağının düşük RFI üretme eğilimi, sade yapısı ve öngörülebilir davranışı önemli avantaj sağlar.

Özellikle zayıf sinyal peşinde koşan operatör için birkaç kilogram daha fazla ağırlık, daha sessiz bir RF ortamı karşılığında kabul edilebilir olabilir.



Modern Masaüstü Shack

Eğer masada yeriniz sınırlıysa, 30–40 A sınıfında akım istiyorsanız ve ağır bir güç kaynağı kullanmak istemiyorsanız, kaliteli bir Ham Radio sınıfı SMPS oldukça mantıklı bir seçim olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yalnızca çıkış gücü değildir. RFI performansı, fan sesi, transient response, RF immunity ve koruma devreleri mutlaka araştırılmalıdır.

İyi tasarlanmış bir radio-grade SMPS, yüksek verim + düşük ağırlık + kompakt boyut avantajlarını, kabul edilebilir RF performansıyla birlikte sunabilir.



Portable / Field Day / POTA

Taşınabilir kullanımda ağırlık ve hacim çok daha önemli hale gelir. Bu nedenle şebeke elektriği kullanılacaksa SMPS genellikle çok daha pratiktir.

Yaklaşık 10–12 kg ağırlığında bir lineer PSU taşımak yerine, 1–2 kg civarında bir SMPS kullanmak saha operasyonunda ciddi kolaylık sağlar.

Ancak operasyon batarya ile yapılacaksa durum değişir. Bu durumda PSU kullanmak yerine uygun bir bataryadan doğrudan besleme yapılabilir. Böylece hem ağırlık azalabilir hem de switching kaynaklı RFI tamamen ortadan kalkabilir.



Çok Sessiz Receiving Station

Özellikle Beverage anten, RX loop, weak-signal receive sistemi, 160 m DX veya LF/MF gibi uygulamalarda receiver noise floor son derece kritik hale gelir.

Bu tür istasyonlarda birkaç dB’lik veya birkaç S-unit’lik ek gürültü bile zayıf sinyallerin kaybolmasına neden olabilir. Bu yüzden lineer PSU veya doğrudan batarya beslemesi çok cazip hale gelir.

Buradaki öncelik yüksek verim veya düşük ağırlık değil, mümkün olan en temiz RF ortamını oluşturmaktır.



Kısa sonuç:

Sabit weak-signal HF shack → Lineer PSU çok güçlü bir seçenek

Kompakt modern shack → Kaliteli radio-grade SMPS mantıklı

Portable / Field Day / POTA → SMPS veya batarya daha pratik

Ultra düşük gürültülü receive station → Lineer PSU veya batarya çok avantajlı

En doğru yaklaşım, güç kaynağını yalnızca “kaç amper veriyor?” sorusuyla değil; “benim istasyonumun önceliği ne?” sorusuyla seçmektir.



EN ÖNEMLİ SONUÇ

Ham Radio açısından konu sadece "SMPS kötü, trafolu güç kaynağı iyi" şeklinde değerlendirilemez. Her iki yapının da güçlü ve zayıf tarafları vardır.

Lineer / trafolu PSU, yapısı gereği yüksek frekanslı anahtarlama kullanmadığı için RF gürültüsü açısından önemli bir avantaja sahiptir. Özellikle 160 m, 80 m, 40 m, CW, DX ve weak-signal çalışmalarında düşük noise floor isteyen kullanıcılar için çok güçlü bir seçenektir.

Kaliteli bir radio-grade SMPS ise doğru tasarlanmışsa amatör telsiz kullanımında son derece başarılı olabilir. Küçük, hafif ve yüksek verimlidir. Ancak burada kritik nokta RFI performansıdır. Düşük kaliteli veya yetersiz filtrelenmiş bir SMPS, özellikle HF bantlarında alıcının noise floor seviyesini yükseltebilir, waterfall üzerinde spur oluşturabilir ve zayıf sinyallerin duyulmasını zorlaştırabilir.

Güç kaynağı seçerken öncelik sırası

1. Continuous akım kapasitesi 
PSU'nun kısa süreli peak değerine değil, sürekli verebildiği gerçek akıma bakılmalıdır.

2. RF Noise / RFI performansı 
Özellikle HF kullanımında güç kaynağının alıcıya parazit üretmemesi çok önemlidir.

3. Output Voltage Regulation 
RX'ten TX'e geçildiğinde 13.8 V hattının mümkün olduğunca sabit kalması gerekir.

4. OVP ve Short-Circuit Protection 
Aşırı voltaj ve kısa devre koruması pahalı transceiver'ın güvenliği açısından önemlidir.

5. Isı ve fan davranışı 
PSU'nun uzun süreli TX altında aşırı ısınmaması ve fanının shack içinde rahatsız edici olmaması tercih edilir.

6. Ağırlık ve boyut 
Sabit istasyonda çok önemli olmayabilir; portable kullanımda ise belirleyici hale gelir.

7. Tamir edilebilirlik 
Lineer PSU'lar genellikle daha basit ve servis edilebilir yapıdadır. SMPS'ler ise daha karmaşıktır.

100 W HF transceiver için pratik seçim

100 W sınıfı tipik bir HF transceiver TX sırasında yaklaşık 20–23 A seviyelerine çıkabilir. Bu nedenle:

13.8 V / gerçek 25 A minimum
Tercihen 30–35 A CONTINUOUS

sınıfında kaliteli bir güç kaynağı genel kullanım için daha rahat bir seçimdir.

20 A civarında bir PSU bazı cihazları çalıştırabilir ancak TX sırasında sınırda kalabilir. Özellikle FT8, RTTY, FM gibi yüksek duty-cycle modlarda continuous akım kapasitesi daha da önemli hale gelir.

Hangi kullanımda hangisi daha mantıklı?

KullanımDaha uygun yaklaşımSabit HF DX / Contest ShackLineer / Trafolu PSU çok güçlü bir seçenek160 / 80 / 40 m Weak-SignalDüşük noise nedeniyle Lineer PSU avantajlıCW ve çok zayıf DX sinyalleriLineer PSU veya doğrulanmış düşük-RFI SMPSModern masaüstü istasyonKaliteli radio-grade SMPS çok uygunPOTA / SOTA / Field DaySMPS ağırlık ve boyut nedeniyle avantajlıPortable / SeyahatSMPS açık şekilde daha pratik

Kısaca

Ağırlık ve boyut sizin için problem değilse ve özellikle düşük noise floor isteyen sabit bir HF DX/contest istasyonu kuruyorsanız, kaliteli bir lineer güç kaynağı hâlâ son derece güçlü bir seçenektir.

Taşınabilirlik, küçük boyut, düşük ağırlık ve yüksek verim önemliyse, kaliteli ve düşük-RFI tasarımlı bir SMPS daha mantıklıdır.

En önemli nokta şudur:

"SMPS mi, trafolu mu?" sorusundan önce
"Bu güç kaynağı RF açısından ne kadar sessiz ve gerçek continuous akımı ne kadar?" diye sorun.

Çünkü Ham Radio kullanımında iyi bir PSU sadece 13.8 V üretmez; aynı zamanda alıcınızın duymaya çalıştığı zayıf sinyallere de müdahale etmez.
28
Hiccup koruması yalnızca laboratuvar tipi SMPS’lerde değil; endüstriyel, telecom ve bazı 13.8 V haberleşme güç kaynaklarında da oldukça yaygın. Ancak önemli ayrıntı şu: aynı seri içinde bile farklı voltaj modellerinde koruma davranışı değişebiliyor. Bu yüzden modelin datasheet’inde özellikle “Hiccup mode”, “auto recovery”, “overload protection” veya “short-circuit protection” ifadelerini aramak gerekir.



Samlex SEC-1223P-BBM, amatör telsiz açısından özellikle ilginç bir örnektir. Samlex’in kendi kullanım kılavuzunda cihazın 13.8 V’ta 23 A sürekli verebildiği ve güç kaynağı olarak kullanıldığında over-current ve short-circuit protection için Hiccup Mode kullandığı açıkça belirtilmektedir.

Mean Well LRS-200 serisinde de koruma davranışı açık şekilde belirtilmiştir. Örneğin LRS-200-12 datasheet’inde 3.3–36 V modeller için koruma yöntemi:  “Hiccup mode, recovers automatically after fault condition is removed” şeklinde tanımlanmaktadır.  Burada önemli bir ayrıntı vardır: 48 V modeli aynı şekilde davranmaz. Bu versiyonda koruma davranışı latch-off şeklindedir ve yeniden çalışması için giriş enerjisinin kesilip tekrar verilmesi gerekebilir.

Dolayısıyla yalnızca ürün ailesinin adına bakmak yeterli değildir; aynı serinin farklı çıkış voltajlarında bile koruma yöntemi değişebilir. 

Mean Well DRC-60A, 13.8 V çıkışlı ve akü şarj / UPS işlevine sahip bir güç kaynağıdır. Datasheet’inde overload durumunda hiccup mode ve automatic recovery davranışı belirtilmektedir.  Bu model doğrudan amatör telsiz için tasarlanmış bir radio-grade PSU değildir; ancak 13.8 V sınıfında hiccup korumasının nasıl kullanıldığına iyi bir teknik örnektir.

TDK-Lambda CUS75EB ve CUS250LD modellerinde de over-current protection açık şekilde hiccup mode with automatic recovery olarak tanımlanmaktadır. Yük normale döndüğünde güç kaynağı otomatik olarak normal çalışmaya geri döner.

Daha güçlü TDK-Lambda CUS400M ailesi hiccup mantığını anlamak açısından özellikle öğreticidir. Üreticinin uygulama notunda aşırı yük durumunda çıkışın yaklaşık 2 saniye kapanabildiği, ardından güç kaynağının kısa süreli olarak tekrar çalışmayı denediği belirtilmektedir.

Arıza devam ederse sistem yeniden kapanır ve bu döngü tekrarlanır. Yani davranış kabaca şöyledir:
ON → OFF → BEKLE → ON → KONTROL ET → arıza devam ediyorsa tekrar OFF  Kısa devre durumunda da benzer koruma mantığı kullanılmaktadır.

Delta CliQ DRP024V060W3AA datasheet’inde ise yük yaklaşık nominal değerin %150’sini geçtiğinde PSU’nun hiccup mode (auto-recovery) durumuna geçtiği belirtilmektedir. Bu da hiccup yönteminin yalnızca haberleşme güç kaynaklarında değil, endüstriyel DIN-rail SMPS’lerde de yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir.

Ham Radio Açısından Önemli Nokta Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir:  Hiccup koruması var = radio-grade PSU  anlamına gelmez.

Hiccup yalnızca aşırı akım ve kısa devre durumunda kullanılan bir koruma yöntemidir.

Bir güç kaynağının amatör telsiz kullanımına gerçekten uygun olup olmadığını değerlendirirken ayrıca şu özelliklere bakılmalıdır:

Düşük RFI
İyi RF immunity
Düşük ripple
Yeterli continuous current kapasitesi
İyi transient response
Güvenilir OVP / OCP
Termal koruma

Dolayısıyla örneğin Mean Well LRS veya TDK-Lambda CUS serilerinde hiccup korumasının bulunması, bu güç kaynaklarını otomatik olarak HF için sessiz veya radio-grade yapmaz.  RF performansı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kısa sonuç:
Hiccup koruması, kaliteli SMPS tasarımlarında yaygın olarak kullanılan gerçek bir kısa devre / aşırı yük koruma yöntemidir; ancak bir PSU’nun amatör telsiz için uygunluğunu belirleyen tek kriter değildir.

----------------------------------------------------------------

34. Overvoltage protection neden telsizde çok önemli?

Amatör telsizlerde besleme gerilimi genellikle 13.8 V DC civarındadır. Bu nedenle güç kaynağında oluşabilecek bir regülasyon arızasının çıkışı örneğin 20–25 V seviyelerine yükseltmesi, bağlı transceiver için ciddi risk oluşturabilir.

Özellikle modern HF cihazlarda mikroişlemci, RF güç katı, ses devreleri ve çeşitli DC-DC dönüştürücüler bulunur. Bu nedenle aşırı gerilim, yalnızca bir sigortayı attıracak basit bir sorun olmayabilir; pahalı ve onarımı zor devrelerin zarar görmesine yol açabilir.

Bu yüzden kaliteli bir güç kaynağında OVP – Over Voltage Protection, yani aşırı gerilim koruması çok önemli bir özelliktir.

Crowbar Protection Nedir?

Lineer güç kaynaklarında kullanılan klasik ve çok etkili aşırı gerilim koruma yöntemlerinden biri crowbar protection sistemidir.

Crowbar devresi normal çalışmada hiçbir şey yapmaz. Çıkış gerilimini sürekli izler ve yalnızca voltaj belirlenen güvenli sınırın üzerine çıktığında devreye girer.

Örneğin 13.8 V’luk bir güç kaynağında koruma eşiği tasarıma bağlı olarak yaklaşık:

15–16 V  seviyesinde olabilir.

Gerilim bu seviyeyi aşarsa crowbar devresi çıkışı çok hızlı şekilde düşük empedanslı bir yola çeker.

Bu işlem genellikle bir SCR (Silicon Controlled Rectifier) ile yapılır.

Sistem Nasıl Çalışır?

Normal durumda: PSU → 13.8 V → Telsiz Her şey normaldir ve SCR iletimde değildir.

Bir regülatör arızası oluştuğunu ve çıkışın yükselmeye başladığını düşünelim:  13.8 V → 14.5 V → 15 V → 16 V

Koruma eşiği aşıldığında SCR tetiklenir ve çıkışı çok düşük dirençli bir yol üzerinden kısa devreye yakın hale getirir.

Böylece çıkış geriliminin telsize tehlikeli seviyede ulaşması yerine, güç kaynağı tarafında çok yüksek akım oluşur.

Bu yüksek akım sonucunda:
sigorta atabilir,
current limiting devreye girebilir,
veya güç kaynağı korumaya geçebilir.

Sonuçta asıl amaç şudur:  Telsizi yüksek gerilimden korumak için güç kaynağını bilinçli olarak koruma durumuna zorlamak.

Neden "Crowbar" Deniyor?

İngilizcede crowbar kelimesi "levye" anlamına gelir.  İsim biraz mizahi bir benzetmeden gelir: Çıkış gerilimi tehlikeli şekilde yükselirse devre, sanki besleme uçlarının arasına metal bir levye koymuşsunuz gibi çok düşük dirençli bir yol oluşturur.

Bu yüzden sistemin mantığı kabaca:  "Çıkışı kısa devreye zorla, sigortayı attır ama pahalı cihazı yüksek gerilime bırakma." şeklindedir.

Ham Radio Açısından Mantığı

Bir transceiver’ın değeri birkaç bin dolar olabilirken, PSU içindeki bir sigorta veya SCR çok daha ucuzdur. Bu nedenle crowbar sisteminin mantığı aslında son derece pratiktir:  "Telsizi yakacağıma PSU’nun sigortasını attırırım."

Bu yaklaşım özellikle klasik lineer amateur-radio güç kaynaklarında oldukça etkili ve güvenilir bir koruma yöntemidir.

Kısa özet:
Crowbar protection = Çıkış gerilimi tehlikeli seviyeye yükseldiğinde SCR ile çıkışı hızlı biçimde düşük empedansa çekerek sigorta/current limit devresini devreye sokan aşırı gerilim korumasıdır. Amaç: PSU’yu feda etmek değil, pahalı transceiver’ı aşırı gerilimden korumaktır.

----------------------------------------------------------------

35.  SMPS Arızasında Yüksek Gerilim Çıkışa Geçebilir mi?

Kısa cevap: Kaliteli bir SMPS’de bu risk çok düşük olacak şekilde tasarım önlemleri alınır; ancak teorik olarak tamamen yok sayılamaz.

Modern ve iyi tasarlanmış bir SMPS’de primer taraftaki yüksek gerilim ile 13.8 V çıkış arasında doğrudan elektriksel bağlantı bulunmaz. Bunun yerine enerji, yüksek frekanslı izolasyon transformatörü üzerinden aktarılır.

Bu nedenle normal çalışma şartlarında: Primer yüksek gerilim → doğrudan DC çıkışa geçmez.

Bu Koruma Nasıl Sağlanır?

Kaliteli bir SMPS’de birkaç koruma katmanı birlikte çalışır:
Galvanik izolasyon – Primer ve sekonder taraf elektriksel olarak ayrılır.
Transformer isolation – Enerji manyetik olarak aktarılır, doğrudan iletken bağlantı yoktur.
Feedback protection – Çıkış gerilimi sürekli izlenir ve regülasyon kontrol edilir.
OVP (Over Voltage Protection) – Çıkış gerilimi güvenli sınırı aşarsa PSU korumaya geçer.
Protection circuitry – Aşırı akım, aşırı sıcaklık ve bazı durumlarda kısa devre gibi hatalar ayrıca izlenir.

Bu korumalar birlikte çalıştığında, tek bir komponent arızasının doğrudan pahalı bir transceiver’a zarar verme ihtimali ciddi şekilde azaltılır.

Peki Risk Nerede Artar?

Asıl sorun, tasarım ve üretim kalitesi düşük güç kaynaklarında ortaya çıkar. Ucuz veya kaynağı belirsiz bir SMPS’de:
izolasyon mesafeleri yetersiz olabilir,
geri besleme devresi zayıf tasarlanmış olabilir,
OVP bulunmayabilir veya doğru çalışmayabilir,
kalitesiz optocoupler veya kontrol elemanları kullanılabilir,
PCB üzerindeki primer-sekonder ayrımı yetersiz olabilir.

Böyle bir durumda asıl problem yalnızca RF gürültüsü değildir; bağlı cihazın güvenliği de söz konusu olur.

13.8 V Ölçmek Tek Başına Yeterli mi?

Hayır. Bir güç kaynağının multimetrede boşta: 13.8 V göstermesi yalnızca o anda doğru gerilim verdiğini gösterir.

Bu ölçüm size şunları söylemez:
yük altında gerilim ne kadar kararlı,
OVP gerçekten çalışıyor mu,
kısa devre koruması güvenilir mi,
izolasyon tasarımı ne kadar iyi,
arıza durumunda çıkışın ne yapacağı,
RF gürültüsünün ne seviyede olduğu.

Bu nedenle: "13.8 V veriyor, tamamdır." yaklaşımı pahalı bir HF transceiver beslemek için yeterli bir değerlendirme değildir.

Ham Radio Açısından Doğru Yaklaşım

Bir amateur-radio PSU seçerken yalnızca çıkış gerilimine değil, mümkünse şu özelliklere de bakılmalıdır:
Galvanik izolasyon
Güvenilir OVP
OCP / kısa devre koruması
Termal koruma
Düşük ripple
Düşük RFI
İyi RF immunity
Yük altında kararlı 13.8 V çıkış

Birkaç bin dolarlık bir transceiver’ı beslerken, güç kaynağını sistemin en ucuz ve en az önemli parçası gibi görmek doğru değildir.

Kısa sonuç: Kaliteli bir SMPS’de yüksek gerilimin çıkışa ulaşmasını önlemek için galvanik izolasyon, transformatör izolasyonu, geri besleme ve OVP gibi birden fazla koruma katmanı birlikte çalışır.   Ancak kaynağı belirsiz ve koruma yapısı bilinmeyen ucuz bir SMPS’yi yalnızca "13.8 V veriyor" diye pahalı bir transceiver’a bağlamak iyi bir yaklaşım değildir.


----------------------------------------------------------------

36.  Noise testi evde nasıl yapılır?

Bir güç kaynağının HF alıcıya gürültü ekleyip eklemediğini anlamanın en pratik yollarından biri, aynı telsizi önce PSU ile, ardından 12 V akü ile çalıştırıp karşılaştırmaktır. Amaç laboratuvar ölçümü yapmak değil; PSU’nun veya PSU’ya bağlı kablolamanın noise floor’u belirgin şekilde yükseltip yükseltmediğini görmektir.

Telsizi normal şekilde PSU’ya bağlayın. Örneğin 40 metre bandında mümkün olduğunca boş bir frekansa geçin. S-meter, waterfall, sabit birdie’ler ve genel noise floor seviyesine bakın. Örneğin PSU ile S5 gördüğünüzü düşünelim.

Daha sonra PSU’yu tamamen devreden çıkarın ve telsizi uygun bir 12 V akü ile besleyin. Anten, koaksiyel, frekans, mod, RF gain, preamp/attenuator ve bandwidth ayarlarını mümkün olduğunca aynı bırakın. Eğer aynı noktada PSU ile S5, akü ile S2 görüyorsanız bu önemli bir ipucudur. Büyük olasılıkla PSU’nun kendisi, DC kablosu veya common-mode RF yolu sisteme gürültü ekliyordur.

Neden Akü İyi Bir Referanstır?

Akü kendi başına aktif bir switching güç dönüştürme devresi içermez. Yani PWM üretmez, yüksek frekansta MOSFET anahtarlamaz, switching transformatörü kullanmaz ve 50/60 Hz güç trafosu içermez. Kimyasal enerji doğrudan DC olarak sağlandığı için, iyi durumda ve dış cihazlardan ayrılmış bir akü oldukça temiz bir noise reference olabilir.

Burada önemli bir ayrıntı vardır. Aküye bağlı solar charge controller, şarj cihazı, DC-DC converter, inverter veya USB dönüştürücü varsa test sırasında bunlar mümkünse devreden ayrılmalıdır. Aksi halde aküyü değil, ona bağlı başka bir switching devrenin gürültüsünü ölçebilirsiniz.

Test Sonucu Nasıl Yorumlanmalı?

Eğer PSU ile noise floor yüksek, fakat akü ile belirgin şekilde düşük ise güç kaynağı sistemi dikkatle incelenmelidir. Ancak bu sonuç doğrudan “PSU bozuk” anlamına gelmez. Sorun PSU’nun switching noise’u, DC kablosunun anten gibi davranması, common-mode akım, kötü grounding, kötü kablo routing veya yetersiz ferrit/filtreleme olabilir.

ARRL de ev içindeki RFI kaynaklarını araştırırken benzer bir mantık önerir: şüpheli kaynağı devreden çıkar, sistemi izole et ve gürültünün değişip değişmediğine bak.

Kısa özet:

PSU → yüksek noise floor

Akü → daha düşük noise floor

ise PSU veya onun kablolaması güçlü bir şüphelidir.

Akü testi, güç kaynağının RF gürültüsünü anlamak için en basit ve en kullanışlı karşılaştırma yöntemlerinden biridir.

----------------------------------------------------------------

37.  Alt HF Bantlarında Ev Elektroniği Gürültüsü Neden Önemlidir?

Özellikle 160 m, 80 m ve 40 m gibi alt HF bantlarında çevresel elektriksel gürültü, zayıf sinyalleri duymayı ciddi şekilde zorlaştırabilir. Bu bantlarda operatör çoğu zaman çok düşük seviyeli DX, CW veya dijital sinyalleri takip ettiği için noise floor’daki birkaç S-unit artış bile önemli fark yaratabilir.

Modern evlerde kullanılan birçok cihazın içinde switching devreler bulunur. Örneğin LED driver, solar inverter, telefon şarj cihazı, modem PSU’su, TV, monitör ve USB charger gibi cihazlar uygun filtreleme yapılmadığında RF spektrumuna istenmeyen enerji yayabilir.

Bu parazit bazen tek bir frekansta birdie şeklinde görülür, bazen düzenli aralıklı çizgiler oluşturur, bazen de geniş bir frekans bölgesinde noise floor’u tamamen yükseltir. Özellikle çok sayıda switching cihazın aynı ev içinde çalışması durumunda bu etkiler üst üste binebilir.

ARRL de modern evlerde kullanılan switching güç kaynaklarının ve elektronik cihazların, amatör telsiz RFI problemlerinde önemli kaynaklar arasında olduğunu vurgulamaktadır.

Bu nedenle özellikle 160 / 80 / 40 m weak-signal çalışan bir amatör için güç kaynağı seçimi yalnızca “13.8 V veriyor mu?” sorusundan ibaret değildir. Düşük RFI, iyi filtreleme, uygun shielding ve temiz DC çıkış çok daha önemli hale gelir.

Kısa sonuç: Alt HF bantlarında başarılı weak-signal çalışması için yalnızca iyi anten değil, sessiz bir RF ortamı ve düşük gürültülü bir güç kaynağı da gerekir.

----------------------------------------------------------------

38.  VHF/UHF Kullanımında PSU Gürültüsü Ne Kadar Önemlidir?

VHF ve UHF bantlarında durum HF’den biraz farklıdır. Örneğin 2 metre bandı yaklaşık 144 MHz, 70 cm bandı ise yaklaşık 430 MHz civarındadır. SMPS’in anahtarlama frekansı çok daha düşük olsa da, oluşan harmonikler ve hızlı switching kenarları teorik olarak bu frekans bölgelerine kadar uzanabilir.

HF’de sık görülen geniş bant noise floor artışı VHF/UHF’de her zaman aynı şekilde ortaya çıkmayabilir. Buna rağmen kötü tasarlanmış veya yetersiz filtrelenmiş bir PSU, dar bantlı birdie’ler, belirli frekanslarda taşıyıcı benzeri parazitler ve alıcı hassasiyetinde düşüş oluşturabilir.

Özellikle repeater kullanırken veya zayıf sinyal dinlerken PSU kaynaklı bir parazit doğrudan çalışma frekansına denk gelirse sorun çok belirgin hale gelebilir. Böyle bir durumda repeater frekansında parazit, receiver desense veya zayıf sinyallerin maskelenmesi görülebilir.

Receiver desense, alıcının yakınındaki güçlü istenmeyen RF enerjisi nedeniyle normalde duyabileceği zayıf sinyallere karşı hassasiyetinin azalmasıdır. Yani telsiz çalışıyor görünür, ancak küçük sinyalleri artık eskisi kadar iyi alamaz.

Bu nedenle:

“VHF kullanıyorum, PSU kalitesi önemli değil.” yaklaşımı doğru değildir.

VHF/UHF kullanımında da düşük RFI, iyi shielding, temiz DC çıkış ve iyi filtreleme önemini korur.

Kısa sonuç: HF’de sorun çoğu zaman geniş bant gürültü olarak karşımıza çıkarken, VHF/UHF’de birdie, belirli frekanslarda parazit ve receiver desense daha dikkat çekici olabilir.


29
25. Shielding neden önemli?

Metal kasa burada yalnızca mekanik koruma sağlamaz; aynı zamanda içeride oluşan RF enerjisinin dışarı yayılmasını ve dışarıdaki RF enerjisinin iç devrelere ulaşmasını azaltan bir Faraday kafesi gibi davranır.

Ancak bunun etkili olabilmesi için kasanın elektriksel olarak bütünlük göstermesi gerekir. Kapak, yan paneller ve şase arasında iyi temas yoksa ekranlama zayıflar. Özellikle boya altında kalan temas noktaları, gevşek vidalar, uzun toprak yolları, büyük fan açıklıkları ve kötü konektör bağlantıları RF’nin sızabileceği noktalar oluşturabilir.

Yani yalnızca “metal kasa var” demek yeterli değildir; önemli olan kasanın iyi bonding yapılmış olmasıdır. İyi bonding, metal parçaların RF açısından birbirine düşük empedansla bağlanması anlamına gelir. Bu nedenle açık kasalı ucuz endüstriyel SMPS ile tamamen metal kapalı, bağlantı noktaları iyi tasarlanmış bir radio-grade SMPS arasında RF gürültüsü açısından ciddi fark olabilir.

Kısaca: iyi shielding = kapalı metal kasa + iyi bonding + kısa toprak yolları + doğru konektör ve açıklık tasarımı.

----------------------------------------------------------------

26. Lineer PSU tamamen RF'siz midir?

Hayır. Lineer güç kaynakları, SMPS’lere göre genellikle daha sessiz kabul edilir; ancak bu, hiç RF veya elektriksel gürültü üretmedikleri anlamına gelmez. Bir lineer PSU içinde de parazit oluşturabilecek çeşitli kaynaklar vardır.

Örneğin köprü doğrultucu diyotları, şebeke AC’sini doğrulturken çok kısa süreli ve keskin akım darbeleri oluşturabilir. Bu darbeler özellikle kötü tasarlanmış veya yeterince bastırılmamış devrelerde yüksek frekanslı switching transientleri şeklinde yayılabilir.

Regülatör devresi de her zaman tamamen problemsiz değildir; uygun kompanzasyon yapılmamışsa veya çıkış kapasitörleri yanlış seçilmişse osilasyon oluşabilir ve bu da RF spektrumunda istenmeyen sinyaller üretebilir.

Bir başka önemli konu grounding ve şase düzenidir. Kötü topraklama, uzun ortak dönüş yolları veya ground-loop benzeri yapılar, normalde küçük olan gürültülerin kablolar üzerinden taşınmasına neden olabilir.

Fan kullanılan modellerde fan motoru ve fan sürücü devresi de ek bir elektriksel ve akustik gürültü kaynağı olabilir. Ayrıca büyük 50/60 Hz transformatörler, çevrelerinde güçlü bir manyetik alan oluşturur. Bu alan özellikle hassas ses devrelerine, düşük seviyeli analog devrelere veya yakındaki kablolara kuplaj yaparsa uğultu ve hum şeklinde kendini gösterebilir.

Buna rağmen lineer PSU’ların önemli avantajı şudur: yüksek frekansta sürekli anahtarlama yapan bir güç katları yoktur. Bu nedenle iyi tasarlanmış bir lineer güç kaynağında, HF bandına kadar uzanan düzenli harmonikler, birdie’ler veya geniş bant switching noise oluşma riski genellikle bir SMPS’ye göre daha düşüktür.

Kısaca: Lineer PSU = RF’siz değil, fakat doğru tasarlanmışsa RF açısından çoğu zaman daha sakin ve daha öngörülebilir bir yapıya sahiptir.

----------------------------------------------------------------

27.  50 Hz hum problemi

Lineer güç kaynakları çoğu zaman RF açısından daha sessiz kabul edilir; ancak bu, her koşulda tamamen problemsiz oldukları anlamına gelmez. Özellikle düşük frekanslı ripple ve bunun ses devrelerine taşınması, lineer tasarımların klasik zayıf noktalarından biridir. Bu yüzden bir lineer PSU değerlendirilirken yalnızca “switching noise yok” diye düşünmek yeterli değildir; aynı zamanda çıkışın ne kadar düzgün filtrelendiği ve yıllar içinde bu performansın ne kadar korunduğu da önemlidir.




Hum problemi çoğu zaman doğrudan arıza gibi görünmese de, pratikte zayıf filtreleme, yaşlanmış elektrolitik kondansatörler, kötü şase düzeni veya yük altında artan ripple gibi işaretlerin habercisi olabilir. Özellikle alıcı, ses yükselteci veya hassas analog devrelerle çalışan sistemlerde bu tür düşük frekanslı dalgalanmalar daha belirgin hale gelir. Bu nedenle iyi bir lineer PSU’nun güçlü yanı yalnızca sade yapısı değil; aynı zamanda sağlam filtre kondansatörleri, iyi kablolama ve temiz DC çıkışını uzun süre koruyabilmesidir.

Lineer PSU’lar genelde HF açısından sessizdir; ancak filtreleme zayıflarsa bu kez sorun yüksek frekanslı parazit değil, düşük frekanslı hum olarak karşımıza çıkabilir.

----------------------------------------------------------------

28. Elektrolitik kondansatör yaşlanması

30 yıllık bir lineer güç kaynağında, zamanla performansı en çok değişebilen parçalardan biri büyük filtre elektrolitik kondansatörleridir. Bu kondansatörler doğrultma sonrasında oluşan dalgalı DC’yi süzerek çıkışın daha düzgün ve kararlı hale gelmesini sağlar. Ancak elektrolitik kondansatörler sonsuz ömürlü değildir; ısı, çalışma süresi, uygulanan gerilim ve üretim kalitesi yaşlanma hızını doğrudan etkiler.

Kondansatör yaşlandıkça genellikle iki önemli değişiklik görülür: kapasite azalır ve ESR yükselir. Kapasitenin düşmesi, kondansatörün enerji depolama ve ripple süzme yeteneğini azaltır. ESR’nin yükselmesi ise kondansatörün iç kayıplarını artırır. Bunun sonucu olarak PSU artık doğrultma sonrası dalgalanmayı eskisi kadar iyi bastıramaz ve çıkıştaki ripple seviyesi yükselir.

Bu durum özellikle yüksek akımda daha belirgin hale gelir. RX sırasında güç kaynağı normal görünebilir; ancak TX’e geçildiğinde yük arttığı için filtre kondansatörlerinin zayıflığı ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda 13.8 V hattında voltage çökmesi, yani geçici gerilim düşmesi görülebilir. Aynı zamanda kondansatörün yükselen ESR’si nedeniyle ısınma artabilir ve güç kaynağının termal yükü yükselir.

Belirtiler çoğu zaman şunlardır:
- ripple artışı
- 50/100 Hz hum
- TX sırasında voltaj düşmesi
- daha fazla ısınma
- yük altında kararsız çalışma


Buradaki önemli nokta şudur: eski bir lineer PSU’nun zayıflaması her zaman trafonun veya pass transistörlerinin bozulduğu anlamına gelmez. Bazen sorun yalnızca yaşlanmış birkaç büyük elektrolitik kondansatörden kaynaklanır.

Lineer güç kaynaklarının önemli avantajlarından biri de burada ortaya çıkar: devre yapısı genellikle anlaşılır ve servis edilebilirdir. Uygun değer ve gerilim sınıfındaki kaliteli elektrolitik kondansatörler yenilendiğinde, yıllanmış bir güç kaynağı tekrar oldukça sağlıklı çalışabilir.

Kısaca: Kapasite düşerse filtreleme zayıflar; ESR yükselirse kayıp ve ısınma artar. Sonuç olarak ripple ve TX’de gerilim düşümü görülebilir. İyi tarafı ise, lineer PSU’larda bu tür arızaların çoğu zaman tespit edilmesi ve onarılması mümkündür.

----------------------------------------------------------------

29.Lineer güç kaynaklarının tamiri

Lineer güç kaynaklarının en büyük avantajlarından biri, devre yapısının görece basit, anlaşılır ve takip edilebilir olmasıdır. Tipik bir lineer PSU’da enerji akışı birkaç temel blok üzerinden ilerler: şebeke transformatörü, AC’yi DC’ye çeviren köprü doğrultucu, gerilimi düzgünleştiren büyük filtre kondansatörleri, yüksek akımı taşıyan pass transistörleri, çıkış gerilimini kontrol eden regülatör devresi ve çeşitli direnç/koruma elemanları.



Bu yapı sayesinde arıza ararken devreyi blok blok takip etmek mümkündür. Örneğin önce trafonun çıkışında AC gerilim var mı kontrol edilir; ardından köprü doğrultucu sonrasında DC oluşuyor mu bakılır. Daha sonra filtre kondansatörleri, regülatör katı ve pass transistörleri sırayla ölçülür. Böylece sorun çoğu zaman adım adım daraltılabilir.

Pratikte mantık gerçekten de çoğu zaman şu kadar nettir: ölç → karşılaştır → arızalı bölgeyi bul → parçayı test et → gerekiyorsa değiştir. Özellikle eski tip lineer güç kaynaklarında devre şeması mevcutsa, bir multimetre ve temel elektronik bilgisiyle arızanın kaynağına ulaşmak çoğu zaman mümkündür.

Örneğin PSU hiç çıkış vermiyorsa önce sigorta ve trafo, ardından köprü doğrultucu kontrol edilir. Çıkış gerilimi düşükse veya yük altında çöküyorsa filtre kondansatörleri, pass transistörleri, emiter dirençleri ve bağlantılar incelenir. Çıkış gerilimi kontrolsüz yükseliyorsa problem regülatör veya geri besleme devresinde olabilir. TX sırasında aşırı gerilim düşümü görülüyorsa yalnızca PSU’nun içi değil, DC kablosu ve konektörler de hesaba katılmalıdır.

Lineer tasarımın servis açısından önemli bir başka avantajı, birçok kritik elemanın ayrı ayrı ölçülebilmesi ve değiştirilebilmesidir. Köprü diyot, elektrolitik kondansatör veya 2N3771 gibi bir pass transistörü arızalandığında tüm güç kaynağını değiştirmek yerine problemli parçanın yenilenmesi çoğu zaman mümkündür.

Bu nedenle özellikle klasik Astron tipi kaynaklarda önemli bir avantaj ortaya çıkar: 30–40 yıllık bir PSU bile doğru bakım ve parça değişimiyle yeniden sağlıklı çalışabilir. Devrenin karmaşık yüksek frekanslı kontrol katları içermemesi, hem teşhisi hem de onarımı kolaylaştırır.
Kısaca:
Lineer PSU = daha az karmaşıklık + daha kolay ölçüm + daha kolay arıza takibi + daha yüksek tamir edilebilirlik.

----------------------------------------------------------------

30. SMPS güç kaynaklarının tamiri

Bir SMPS’i anlamanın en önemli noktalarından biri, bu yapının yalnızca “küçük ve verimli bir güç kaynağı” olmadığını bilmektir. İçeride, yüksek gerilim, yüksek frekanslı anahtarlama ve geri besleme kontrollü karmaşık bir yapı birlikte çalışır. Bu yüzden SMPS’ler, lineer güç kaynaklarına göre hem daha fazla fonksiyon bloğu içerir hem de arıza takibi sırasında devrenin hangi bölümünün hangi görevi yaptığını anlamayı daha önemli hale getirir.

SMPS’lerde özellikle dikkat edilmesi gereken konu, arızanın çoğu zaman tek bir parçadan ibaret olmamasıdır. Bir MOSFET arızası, sürücü katını; bir geri besleme problemi, regülasyonu; bir koruma hatası ise tüm sistemi etkileyebilir. Bu nedenle SMPS tamirinde yalnızca “bozuk parçayı değiştirmek” değil, arıza zincirini doğru okumak gerekir.

Ayrıca bu tip devrelerde yüksek enerjili kondansatörler ve şebekeyle doğrudan ilişkili primer bölüm bulunduğu için, tehlike yalnızca cihaz çalışırken değil, bazı durumlarda fiş çekildikten sonra da devam edebilir. Bu yönüyle SMPS, temel elektronik öğrenen biri için “ilk deneme tamir devresi” olmaktan çok uzaktır.



Pratikte lineer bir güç kaynağında arıza aramak çoğu zaman ölçüm noktalarını sırayla takip etmek şeklinde ilerlerken, SMPS’te durum daha farklıdır. Çünkü burada hem yüksek voltajlı primer taraf, hem izole sekonder taraf, hem de bu ikisi arasında haberleşen geri besleme ve kontrol devreleri birlikte değerlendirilmelidir. Yani sorun yalnızca güç katında değil, kontrol mantığında da olabilir.

Bu nedenle SMPS üzerinde çalışacak kişinin yalnızca lehim yapabilmesi yeterli değildir; aynı zamanda şebeke güvenliği, izolasyon mantığı, ölçüm güvenliği ve yüksek gerilim farkındalığı konusunda da bilgi sahibi olması gerekir. Aksi halde yanlış bir ölçüm, hatalı parça değişimi veya dikkatsiz temas; hem cihazın daha fazla hasar görmesine hem de ciddi güvenlik risklerine yol açabilir.

Özetle, SMPS’lerin güçlü tarafı yüksek verim, küçük boyut ve gelişmiş kontrol iken; zayıf tarafı ise yüksek karmaşıklık ve daha yüksek güvenlik hassasiyeti gerektirmesidir. Bu yüzden bakım ve tamir yaklaşımı, lineer güç kaynaklarına göre daha dikkatli, daha bilinçli ve daha sistematik olmalıdır.

SMPS’in avantajı yüksek verimdir; bedeli ise daha karmaşık yapı ve daha dikkat gerektiren servis sürecidir.

----------------------------------------------------------------

31. Lineer güç kaynağının büyük avantajı: ömür

İyi tasarlanmış bir lineer güç kaynağı, yapısının görece sade olması sayesinde çok uzun yıllar çalışabilir. Özellikle transformatör, büyük soğutucu ve pass transistörleri uygun sıcaklıkta çalıştırılmışsa oldukça dayanıklıdır. Bu nedenle 30–40 yıllık amatör telsiz lineer PSU’larının hâlâ aktif olarak kullanılıyor olması şaşırtıcı değildir.

Lineer PSU’nun uzun ömürlü olmasının önemli nedenlerinden biri, içinde yüksek frekansta sürekli anahtarlama yapan çok sayıda parça bulunmamasıdır. Devre daha az karmaşıktır ve kritik komponentlerin çoğu mekanik olarak büyük, termal olarak güçlü ve servis edilebilir yapıdadır.

SMPS tarafında ise durum daha farklıdır. Burada yüksek frekanslı MOSFET’ler, PWM kontrol devreleri, optocoupler’lar, yüksek frekansta çalışan manyetik elemanlar ve elektrolitik kondansatörler birlikte çalışır. Bu parçaların bir kısmı, özellikle sıcaklık ve yüksek frekans nedeniyle daha fazla elektriksel ve termal strese maruz kalabilir.

Özellikle elektrolitik kondansatörler, SMPS ömrünü belirleyen önemli parçalardan biridir. Sürekli yüksek sıcaklıkta çalışan bir SMPS’de kondansatörlerin yaşlanması hızlanabilir. Aynı şekilde fanlı modellerde fan da zamanla mekanik olarak yıpranabilen bir parçadır.

Bu, SMPS kısa ömürlüdür anlamına gelmez. Kaliteli komponentlerle, iyi soğutmayla ve doğru tasarımla yapılmış bir SMPS de çok uzun yıllar güvenilir şekilde çalışabilir. Ancak genel olarak komponent sayısı, çalışma frekansı ve termal koşullar lineer güç kaynağına göre daha karmaşıktır.

Kısaca:

Lineer PSU = daha sade yapı + daha az yüksek frekans stresi + yüksek tamir edilebilirlik + uzun servis ömrü

SMPS = daha yüksek verim + daha küçük boyut + daha karmaşık yapı + komponent kalitesine ve soğutmaya daha fazla bağımlılık

Bu yüzden uzun ömür açısından değerlendirildiğinde, iyi yapılmış klasik bir lineer PSU hâlâ çok güçlü bir referans noktasıdır.

----------------------------------------------------------------

32. Güç kaynaklarında Kısa devre durumunda ne olur?

Bir güç kaynağının yalnızca doğru voltaj ve akımı verebilmesi yeterli değildir. İyi bir tasarımın, arıza anında hem kendisini hem de bağlı cihazı koruyabilmesi gerekir. Çünkü kısa devre, aşırı yük veya regülasyon arızası gibi durumlarda birkaç milisaniyelik gecikme bile pass transistörleri, MOSFET’leri veya telsizin besleme girişini zorlayabilir.

Bu yüzden kaliteli güç kaynaklarında koruma devreleri, normal çalışmanın dışında kalan durumları sürekli izler. Amaç yalnızca gücü kesmek değil; arıza büyümeden önce sistemi güvenli bir çalışma noktasına çekmektir.




Koruma devresinin kalitesi, bir PSU’nun gerçek güvenilirliğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Özellikle amatör telsiz kullanımında güç kaynağı; yüksek akım çeken TX durumları, yanlış bağlantı, kısa devre ve ani yük değişimleri gibi koşullarla karşılaşabilir.

Burada önemli olan yalnızca korumanın devreye girmesi değil, nasıl devreye girdiğidir. Bazı tasarımlar akımı sınırlarken, bazıları çıkışı periyodik olarak yeniden dener, bazıları ise sistemi tamamen kapatarak kullanıcı müdahalesi bekler. Bu davranış farkı, güç kaynağının hem dayanıklılığını hem de bağlı ekipmanın güvenliğini doğrudan etkiler.

Amatör telsiz açısından iyi bir PSU’da tercih edilen yapı; normal kullanımda kararlı çalışan, arıza anında hızlı tepki veren ve hata ortadan kalktığında kontrollü biçimde normale dönen bir koruma sistemidir.

Kısa özet:
İyi bir güç kaynağı yalnızca enerji vermez; arıza anında ne yapacağını da bilir.

----------------------------------------------------------------

33. Hiccup nedir?

Hiccup korumasının temel amacı, kısa devre veya aşırı yük sırasında güç kaynağının yüksek akımı sürekli olarak taşımaya çalışmasını önlemektir. Çünkü kısa devre devam ederken çıkışın sürekli aktif tutulması; MOSFET’lerde, doğrultucularda, trafoda ve kablolarda ciddi ısınmaya neden olabilir.

Bu nedenle hiccup mantığı, arıza devam ettiği sürece ortalama çıkış gücünü düşürür. Güç kaynağı böylece kendi iç elemanlarını termal ve elektriksel stresten korur ve arızanın daha büyük bir hasara dönüşme riskini azaltır.

Özellikle yüksek akımlı SMPS’lerde bu yöntem, yalnızca PSU’yu değil; DC kablolarını, konektörleri ve bağlı ekipmanı da koruyan önemli bir güvenlik katmanıdır.



Hiccup modunun önemli avantajlarından biri, koruma sırasında çıkışın uzun süre tam güçte tutulmamasıdır. Böylece kısa devre devam etse bile PSU’nun içinde oluşan ortalama güç kaybı ve sıcaklık önemli ölçüde azalır.

Kullanıcı açısından bu davranış bazen “PSU açılıyor, kapanıyor, tekrar açılıyor” şeklinde görülebilir. Ancak bu çoğu durumda bir arıza belirtisi değil, koruma devresinin görevini yaptığını gösteren normal bir davranıştır.

Eğer hiccup döngüsü sürekli devam ediyorsa çözüm PSU’yu zorlamak değil; yük tarafındaki kısa devreyi, kabloyu, konektörleri ve bağlı cihazı kontrol etmektir. Arıza giderildiğinde birçok tasarım normal çalışmaya otomatik olarak dönebilir.

Kısa özet:
Hiccup koruması, kısa devre sırasında gücü sürekli vermek yerine aralıklı olarak deneyerek PSU’nun aşırı ısınmasını ve daha büyük hasar oluşmasını önler.


30
13. 100 W HF telsiz ne kadar akım çeker?

Bir HF transceiver’ın güç kaynağı ihtiyacını değerlendirirken yalnızca katalogda yazan maksimum akım değerine bakmak yeterli değildir. Gönderme sırasında cihaz kısa süreli akım değişimleri oluşturabilir; kablo direnci, konnektör kayıpları ve güç kaynağının yük altında gerilim regülasyonu da devreye girer.

Bu nedenle güç kaynağında bir miktar akım rezervi bırakmak, sadece “fazladan kapasite” anlamına gelmez. Aynı zamanda TX sırasında gerilim düşümünü azaltır, güç kaynağının daha serin çalışmasına yardımcı olur ve telsizin kararlı beslenmesini sağlar.




Güç kaynağını sürekli sınırına yakın çalıştırmak özellikle uzun süreli RTTY, FT8, FM veya yüksek duty-cycle dijital modlarda daha fazla ısınmaya ve gerilim regülasyonunun zorlanmasına yol açabilir. SSB ve CW’de ortalama tüketim daha düşük olsa bile konuşma veya key-down anlarında akım kısa süreli olarak hızla yükselebilir.

Bu nedenle iyi bir seçim yapılırken yalnızca telsizin bugünkü ihtiyacı değil, kablo kayıpları, aksesuarlar, ileride eklenecek cihazlar ve uzun süreli TX kullanımı da hesaba katılmalıdır. Bir miktar kapasite payı bırakılmış güç kaynağı genellikle daha az zorlanır, daha düşük sıcaklıkta çalışır ve uzun vadede daha güvenilir bir besleme sağlar.

Güç kaynağını tam sınırında seçmek çalıştırabilir; biraz rezerv bırakmak ise sistemi daha kararlı, serin ve güvenilir çalıştırır.

----------------------------------------------------------------

14. Neden 30 A alıyoruz?
Çünkü:
- telsiz 22 A çekebilir,
- voltaj kabloda düşebilir,
- PSU sıcaklığı yükselir,
- sürekli %100 kapasitede çalıştırmak istemeyiz,
- sonradan aksesuar eklenebilir.

Örneğin:
Radio → 22 A
ATU → 1 A
Rig interface → 0.5 A
Fan → 1 A
VHF radio RX → 0.5 A

Toplam yük rahatlıkla:  25 A seviyesine yaklaşabilir.   Bu nedenle 30–35 A sınıfı oldukça mantıklıdır.

----------------------------------------------------------------

15. Continuous ile Peak değerini karıştırmayın

Bu çok önemli, Bir PSU üzerinde: 35 A yazıyor olabilir.
Ama katalogda:
Continuous: 25 A
Peak / ICS: 35 A olabilir.

ARRL özellikle amatörlerin güç kaynağı seçerken continuous current rating değerine bakması gerektiğini vurguluyor.

Örneğin Astron RS-35A adı 35 A çağrıştırmasına rağmen üretici:
25 A continuous  ve 35 A ICS veriyor. Bu çok önemli bir ayrıntıdır.

----------------------------------------------------------------

16. SSB kullanırken neden peak değer işi biraz karmaşık?

SSB’de güç kaynağının işi yalnızca yeterli maksimum akımı sağlamak değildir. Asıl önemli noktalardan biri, çok hızlı değişen yük koşullarına gecikmeden cevap verebilmesidir. Konuşmanın tepe noktalarında transceiver aniden daha fazla akım ister; kısa bir an sonra ihtiyaç tekrar düşer. Bu değişimler saniyeler içinde değil, çok daha kısa zaman aralıklarında gerçekleşebilir.

Bu nedenle kaliteli bir PSU, ani yük artışlarında çıkış gerilimini mümkün olduğunca sabit tutmalı, aşırı gerilim düşümü veya dalgalanma oluşturmamalıdır. Katalog üzerinde yüksek amper yazması tek başına iyi dinamik performans garantisi değildir.




Güç kaynağı ani akım talebine yeterince hızlı cevap veremezse, TX sırasında besleme geriliminde kısa süreli düşmeler meydana gelebilir. Bu durum yalnızca voltmetrede görülen küçük bir değişiklik değildir; bazı cihazlarda RF çıkış gücünün düşmesine, ALC davranışının değişmesine, ses kalitesinin bozulmasına veya kararsız çalışmaya kadar uzanabilir.

Bu yüzden SSB kullanımında iyi bir güç kaynağı; yeterli akım kapasitesinin yanında düşük iç direnç, güçlü çıkış filtrelemesi, iyi regülasyon ve hızlı transient response özelliklerine de sahip olmalıdır. Özellikle yüksek ses tepe noktalarında 13.8 V hattını sağlam tutabilen bir PSU, transceiver’ın daha kararlı ve öngörülebilir çalışmasına yardımcı olur.

SSB’de önemli olan yalnızca “kaç amper verebildiği” değil, o amperi ne kadar hızlı ve gerilimi bozmadan verebildiğidir.


----------------------------------------------------------------

17. Dijital modlar PSU'yu neden daha fazla zorlar?

Bir güç kaynağını zorlayan şey yalnızca tepe akım değeri değildir; o akımın ne kadar süre boyunca çekildiği de en az onun kadar önemlidir. Kısa süreli akım tepe noktaları ile uzun süre devam eden yüksek akım, PSU üzerinde aynı termal etkiyi oluşturmaz.

Bu nedenle dijital modlarda değerlendirme yapılırken yalnızca “kaç amper çekiyor?” sorusu değil, aynı zamanda yüksek akımın kaç saniye boyunca sürdüğü, ne sıklıkla tekrarlandığı ve güç kaynağının bu yük altında sıcaklığını ve çıkış gerilimini ne kadar iyi koruduğu da dikkate alınmalıdır.




Uzun süreli TX sırasında güç kaynağının doğrultucu elemanları, MOSFET’leri veya pass transistörleri, manyetik bileşenleri ve soğutma sistemi sürekli olarak daha yüksek termal yük altında kalır. Bu nedenle kısa süre için yüksek akım verebilen bir PSU, aynı akımı uzun süre boyunca güvenli biçimde sağlayamayabilir.

Özellikle dijital mod kullanan amatörler için güç kaynağının continuous current rating, soğutma kapasitesi ve yük altında gerilim regülasyonu önemlidir. PSU’nun nominal sınırına sürekli dayanmak yerine bir miktar termal ve akım rezervi bırakmak; daha düşük sıcaklık, daha az fan devri ve uzun vadede daha güvenilir çalışma sağlar.


Dijital modlarda mesele yalnızca yüksek akım değildir; yüksek akımı uzun süre boyunca kararlı şekilde verebilmektir.

----------------------------------------------------------------

18. Lineer PSU'nun ani yük cevabı

Büyük transformatör ve büyük kondansatör bankası nedeniyle klasik lineer kaynaklar:
ani TX akım değişikliklerinde çok sağlam davranabilir.

Örneğin:
RX: 13.80 V / 2 A
PTT → TX: 13.75 V / 22 A  gibi.

İyi SMPS de aynı şeyi yapabilir.

Ancak ucuz SMPS:
13.8 →
13.2 →
13.7 V  gibi geçici düşüş gösterebilir.
Bu durumda telsiz:
- RF gücünü düşürebilir,
- reset olabilir,
- modulation distortion oluşabilir.

----------------------------------------------------------------

19. Voltaj düşümünün suçlusu her zaman PSU değildir

Bir güç kaynağı boşta veya RX sırasında kusursuz görünebilir; asıl sınav yüksek akım çekildiğinde başlar. DC hattındaki çok küçük dirençler bile düşük akımda fark edilmeyebilirken, TX sırasında akım yükseldiğinde ölçülebilir gerilim kaybına dönüşür.

Üstelik bu direnç yalnızca kablonun kendisinden gelmez. Sigorta yuvası, Anderson konnektörü, krimp noktaları, vidalı terminaller, oksitlenmiş temas yüzeyleri ve ince uzatma kabloları toplam hat direncini artırabilir. Bu yüzden sorun tek bir bileşende değil, PSU ile telsiz arasındaki tüm DC yolunda aranmalıdır.




Gerilim düşümünü doğru değerlendirmek için ölçümün TX sırasında ve yük altındayken yapılması gerekir. RX’de yapılan ölçüm çoğu zaman yanıltıcıdır; çünkü akım düşük olduğu için kablo ve bağlantı kayıpları yeterince görünür hale gelmez.

En yararlı yöntem, aynı anda PSU çıkışını ve telsizin DC girişini karşılaştırmaktır. PSU tarafı sabit kalırken radio tarafı düşüyorsa, sorun büyük olasılıkla kablo veya bağlantı zincirindedir. Eğer her iki noktada da gerilim birlikte düşüyorsa bu kez PSU’nun regülasyonu, akım kapasitesi veya besleme tarafı incelenmelidir.

Bu yaklaşım, “PSU zayıf” şeklinde tahmin yürütmek yerine ölçerek teşhis koymayı sağlar.

TX’de voltaj düşüyorsa önce PSU’yu suçlamayın; PSU ile telsiz arasındaki her santimetre kablo ve her temas noktası devrenin bir parçasıdır.


----------------------------------------------------------------

20. SMPS'in başka bir büyük avantajı: giriş gerilimi

Birçok modern SMPS, 100–240 VAC aralığında çalışabilir. Çoğu model için 50 Hz veya 60 Hz fark etmez.

Bu geniş giriş aralığı; seyahat, contest, portable operasyon ve farklı ülkelerde kullanım açısından büyük avantaj sağlar. Yani aynı SMPS, uygun fiş/kablo kullanıldığı sürece farklı şebeke gerilimlerine kolayca uyum sağlayabilir. Klasik trafolu güç kaynaklarında ise durum farklıdır. Bu cihazların giriş gerilimi büyük ölçüde transformatörün primer sargısına bağlıdır.

Örneğin yalnızca 230 V için tasarlanmış trafolu bir PSU, 120 V şebekede doğrudan kullanılamaz. Aynı şekilde 120 V için tasarlanmış bir cihazın 230 V şebekeye doğrudan bağlanması ciddi hasara yol açabilir.
Bazı trafolu güç kaynaklarında ise 115 / 230 V seçici anahtar, çift primer sargı veya yeniden bağlanabilir giriş bağlantıları bulunur. Böyle modeller farklı ülkelerde kullanılabilir; ancak bağlantının veya seçicinin şebeke gerilimine uygun konuma getirilmesi gerekir.

Kısaca: SMPS = geniş giriş gerilimi ve daha kolay uluslararası kullanım, trafolu PSU = transformatör sargısına bağlı giriş gerilimi.

----------------------------------------------------------------

21. RF bağışıklığı da önemlidir

Buraya kadar daha çok PSU’nun telsize parazit üretmesini konuştuk.
Ancak bunun tersi de mümkündür: telsiz, PSU’nun çalışmasını etkileyebilir.

Özellikle 100 W HF yayın sırasında anten sisteminde oluşan common-mode RF akımları, koaksiyel kablonun dış yüzeyi, şase bağlantıları veya DC besleme kablosu üzerinden güç kaynağına ulaşabilir. RF enerjisi PSU’nun kontrol devresine girdiğinde çıkış voltajı değişebilir, fan devri aniden artıp azalabilir, koruma devresi devreye girebilir veya SMPS kararsız çalışmaya başlayabilir.

Bu nedenle kaliteli bir amateur-radio güç kaynağının yalnızca düşük RFI üretmesi yeterli değildir. Aynı zamanda dışarıdan gelen güçlü RF alanlarına karşı da dayanıklı olması gerekir. Bu özellik genel olarak RF immunity veya RF bağışıklığı olarak adlandırılır.

Kısaca iyi bir amateur-radio PSU iki yönden başarılı olmalıdır: kendisi RF paraziti üretmemeli ve telsizden gelen RF’den de kolayca etkilenmemelidir.

----------------------------------------------------------------

22. Common-mode RF burada kilit noktadır

Yahu bu Common-mode, Common-mode, Common-mode deyip durursunuz;
Nedir bu Common-mode RF akımı ?

Common-mode RF akımı, antene gitmesi gereken RF enerjisinin bir kısmının istenmeyen şekilde koaksiyel kablonun dış yüzeyinde, şase bağlantılarında veya DC güç kablosunda dolaşmasıdır.

Normalde RF enerjisinin yolu şöyle olmalıdır:
Telsiz → Koaksiyel kablonun içi → Anten → Havaya yayın

Ama anten sistemi dengesizse veya yeterli common-mode choke yoksa, RF’nin bir kısmı şu yolu izleyebilir:
Telsiz → Koaksiyelin dış yüzeyi → Shack içindeki kablolar → PSU / bilgisayar / USB kabloları

İşte buna common-mode RF akımı denir.





En basit ifadeyle:
Koaksiyel kablonun dışı istemeden anten gibi davranmaya başlar.

Bunun sonucunda RF, güç kaynağının DC kablosuna ulaşabilir ve PSU’nun elektronik devrelerini etkileyebilir. TX sırasında voltaj değişmesi, fanın hızlanması, bilgisayarın/USB cihazlarının bozulması veya PSU’nun korumaya geçmesi gibi garip davranışlar görülebilir.

Kısa tanım olarak yazında şunu kullanabilirsin:
Common-mode RF akımı: Antene gitmesi gereken RF enerjisinin bir kısmının koaksiyelin dış yüzeyi ve diğer bağlantı kabloları üzerinden shack içine geri dönmesidir.


Bir SMPS’in RF açısından temiz olması yalnızca cihazın kendi iç devresine bağlı değildir. Pratikte, güç kaynağından çıkan DC hattı da sistemin bir parçası haline gelir ve istenmeyen yüksek frekans bileşenleri için bir taşıma yolu oluşturabilir. Özellikle uzun kablolar, kötü yerleşim, paralel giden hatlar ve shack içindeki diğer bağlantılar bu istenmeyen enerjinin daha geniş bir alana taşınmasına neden olabilir.
Bu yüzden laboratuvarda sessiz görünen bir güç kaynağı, gerçek istasyon kurulumunda farklı sonuç verebilir. Yani değerlendirilmesi gereken şey sadece PSU’nun kendisi değil, PSU + kablo + yerleşim + bağlı ekipmanlar bütünüdür.




Bu tür parazitlerde önemli nokta, problemin her zaman alıcı içinde başlamamasıdır; bazen istenmeyen enerji önce besleme hattına yayılır, ardından shack içinde farklı kablolar ve cihazlar üzerinden dolaşarak etkisini gösterir. Sonuç olarak operatör, bunu waterfall üzerinde çizgiler, yükselen noise floor, belirli frekanslarda birdie’ler veya ekipmanlar arası etkileşim şeklinde fark edebilir.

Bu nedenle iyi bir kurulum yaklaşımı; yalnızca kaliteli bir SMPS seçmek değil, aynı zamanda tüm DC besleme yolunu RF bakış açısıyla düşünmektir. Besleme hattı ne kadar kontrollü, kısa, düzenli ve iyi bastırılmış olursa, güç kaynağının istasyon üzerindeki olumsuz etkisi de o kadar azalır.

----------------------------------------------------------------

23. Ferrit işe yarar mı?

Ferrit kullanırken amaç DC hattını “engellemek” değil, istenmeyen yüksek frekanslı ortak-mod akıma zor bir yol oluşturmaktır. DC besleme akımı + ve − iletkenlerde normal şekilde akarken, kablonun tamamı üzerinde aynı yönde dolaşmaya çalışan RF bileşeni ferrit tarafından daha yüksek empedansla karşılanır. Bu yüzden aynı kablo üzerinde hem enerji taşımaya devam edebilir hem de RF açısından daha “sessiz” bir hat elde edilebilir.

Özellikle HF shack ortamında doğru ferrit uygulaması, PSU kaynaklı parazitin kablo üzerinden yayılmasını azaltmak ve dışarıdan gelen RF’nin güç kaynağına ulaşmasını zorlaştırmak için etkili bir yöntemdir.



Ferritte en kritik konu yalnızca “ferrit takmak” değil, doğru malzeme, doğru frekans aralığı ve yeterli tur sayısı kullanmaktır. Bir turun etkisi yetersiz kalabilirken, aynı kabloyu nüveden birkaç kez geçirmek ortak-mod empedansını ciddi biçimde artırabilir. Ancak çok fazla tur, kablo çapı, akım kapasitesi ve mekanik yerleşim açısından pratik olmayabilir.

Bu nedenle en iyi sonuç, ferriti rastgele eklemekten ziyade problemli frekans aralığına uygun mix seçmek, + ve − iletkenleri birlikte geçirmek ve mümkünse sonucu SDR/noise floor üzerinden ölçerek doğrulamaktır.


Ferrit, DC akımını değil; kablo üzerinde taşınmaya çalışan istenmeyen RF’yi “zorlar”. Doğru seçildiğinde küçük bir parça, shack içindeki RF gürültüsünde büyük fark yaratabilir.

----------------------------------------------------------------

24. SMPS lerde filtreleme nasıl yapılır & yapılmıştır?

Bir SMPS’de iyi RF performansı, tek bir filtre elemanıyla değil, birden fazla savunma katmanının birlikte çalışmasıyla elde edilir. Çünkü switching devresinde oluşan yüksek frekanslı enerji tek bir yoldan ilerlemez; farklı empedanslar ve parasitik kapasiteler üzerinden cihazın başka noktalarına da taşınabilir. Bu yüzden kaliteli bir radio-grade SMPS’de amaç, paraziti kaynağa mümkün olduğunca yakın bastırmak ve kalan enerjinin dışarı çıkabileceği yolları sırayla zorlaştırmaktır.

Burada önemli olan yalnızca filtre elemanlarının varlığı değil, doğru değerlerde seçilmeleri, PCB üzerinde doğru yere yerleştirilmeleri ve kısa akım döngüleriyle uygulanmalarıdır. Aynı komponentler kötü bir layout içinde kullanılırsa beklenen RF performansı elde edilemeyebilir.



Filtreleme başarısı, yalnızca “kaç tane bobin veya kapasitör var?” sorusuyla ölçülemez. Gerçek performansı belirleyen; Common-mode ve diferansiyel-mod parazitlerin ayrı ayrı kontrol edilmesi, yüksek frekans akım yollarının kısa tutulması, ekranlama, topraklama ve kablo çıkışlarının doğru yönetilmesidir.

Bu nedenle iki SMPS dışarıdan benzer görünse bile HF bandındaki davranışları tamamen farklı olabilir. İyi tasarlanmış bir kaynak, paraziti yalnızca bastırmakla kalmaz; parazitin hangi yoldan kaçabileceğini de baştan kontrol altına alır.

Radio-grade SMPS’nin farkı, sadece filtre kullanması değil; switching gürültüsünün bütün kaçış yollarını birlikte kontrol etmesidir.


Diferansiyel-mod parazit, iki iletken arasında dolaşan istenmeyen yüksek frekanslı gürültüdür.

En basit haliyle:
+ hat → parazit akımı → yük → − hat → geri dönüş   Yani parazit, iki kablonun arasında bir devre oluşturur.

Örneğin bir SMPS’in DC çıkışında:  +13.8 V hattında gürültü oluşur, − hattından geri döner.

Bu, normal besleme akımının üzerine binmiş istenmeyen bir AC/RF bileşenidir.
Kabaca şöyle düşünebilirsin:



Buradaki önemli fark şudur:
Diferansiyel-mod: Parazit + ve − arasında dolaşır.
Common-mode: Parazit + ve − üzerinde birlikte, şase/toprak/çevreye göre aynı yönde hareket eder.

Kısaca:
Diferansiyel-mod = kabloların birbirine göre gürültüsü
Common-mode = kabloların birlikte çevreye göre gürültüsü


Diferansiyel-mod paraziti azaltmak için genellikle LC filtreleri, seri endüktörler ve çıkış kapasitörleri kullanılır. Common-mode parazitte ise common-mode choke ve ferritler daha etkilidir.

----------------------------------------------------------------

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10