Hiccup koruması yalnızca laboratuvar tipi SMPS’lerde değil; endüstriyel, telecom ve bazı 13.8 V haberleşme güç kaynaklarında da oldukça yaygın. Ancak önemli ayrıntı şu: aynı seri içinde bile farklı voltaj modellerinde koruma davranışı değişebiliyor. Bu yüzden modelin datasheet’inde özellikle “Hiccup mode”, “auto recovery”, “overload protection” veya “short-circuit protection” ifadelerini aramak gerekir.
(https://blogger.googleusercontent.com/img/a/AVvXsEiTI8VRzdPGfctYgI5f789oMUJlSyTPIG2oHPELwi9dTqXqADoM9o-nqRZYBc4LqgoB6n0NBgQGOtgluEELvlJlM8-Ukrg9qgAGuJIuHDjmIkONIU8W5nuRbEsZaMr5bszOAaz7RiGf3Bi7fFSw7sG1O8Q72I7B1OjuMWRW2awquZEMkSJfzixgkL3mXIeP=w645-h484)
Samlex SEC-1223P-BBM, amatör telsiz açısından özellikle ilginç bir örnektir. Samlex’in kendi kullanım kılavuzunda cihazın 13.8 V’ta 23 A sürekli verebildiği ve güç kaynağı olarak kullanıldığında over-current ve short-circuit protection için Hiccup Mode kullandığı açıkça belirtilmektedir.
Mean Well LRS-200 serisinde de koruma davranışı açık şekilde belirtilmiştir. Örneğin LRS-200-12 datasheet’inde 3.3–36 V modeller için koruma yöntemi: “Hiccup mode, recovers automatically after fault condition is removed” şeklinde tanımlanmaktadır. Burada önemli bir ayrıntı vardır: 48 V modeli aynı şekilde davranmaz. Bu versiyonda koruma davranışı latch-off şeklindedir ve yeniden çalışması için giriş enerjisinin kesilip tekrar verilmesi gerekebilir.
Dolayısıyla yalnızca ürün ailesinin adına bakmak yeterli değildir; aynı serinin farklı çıkış voltajlarında bile koruma yöntemi değişebilir.
Mean Well DRC-60A, 13.8 V çıkışlı ve akü şarj / UPS işlevine sahip bir güç kaynağıdır. Datasheet’inde overload durumunda hiccup mode ve automatic recovery davranışı belirtilmektedir. Bu model doğrudan amatör telsiz için tasarlanmış bir radio-grade PSU değildir; ancak 13.8 V sınıfında hiccup korumasının nasıl kullanıldığına iyi bir teknik örnektir.
TDK-Lambda CUS75EB ve CUS250LD modellerinde de over-current protection açık şekilde hiccup mode with automatic recovery olarak tanımlanmaktadır. Yük normale döndüğünde güç kaynağı otomatik olarak normal çalışmaya geri döner.
Daha güçlü TDK-Lambda CUS400M ailesi hiccup mantığını anlamak açısından özellikle öğreticidir. Üreticinin uygulama notunda aşırı yük durumunda çıkışın yaklaşık 2 saniye kapanabildiği, ardından güç kaynağının kısa süreli olarak tekrar çalışmayı denediği belirtilmektedir.
Arıza devam ederse sistem yeniden kapanır ve bu döngü tekrarlanır. Yani davranış kabaca şöyledir:
ON → OFF → BEKLE → ON → KONTROL ET → arıza devam ediyorsa tekrar OFF Kısa devre durumunda da benzer koruma mantığı kullanılmaktadır.
Delta CliQ DRP024V060W3AA datasheet’inde ise yük yaklaşık nominal değerin %150’sini geçtiğinde PSU’nun hiccup mode (auto-recovery) durumuna geçtiği belirtilmektedir. Bu da hiccup yönteminin yalnızca haberleşme güç kaynaklarında değil, endüstriyel DIN-rail SMPS’lerde de yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir.
Ham Radio Açısından Önemli Nokta Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir: Hiccup koruması var = radio-grade PSU anlamına gelmez.
Hiccup yalnızca aşırı akım ve kısa devre durumunda kullanılan bir koruma yöntemidir.
Bir güç kaynağının amatör telsiz kullanımına gerçekten uygun olup olmadığını değerlendirirken ayrıca şu özelliklere bakılmalıdır:
Düşük RFI
İyi RF immunity
Düşük ripple
Yeterli continuous current kapasitesi
İyi transient response
Güvenilir OVP / OCP
Termal koruma
Dolayısıyla örneğin Mean Well LRS veya TDK-Lambda CUS serilerinde hiccup korumasının bulunması, bu güç kaynaklarını otomatik olarak HF için sessiz veya radio-grade yapmaz. RF performansı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kısa sonuç:
Hiccup koruması, kaliteli SMPS tasarımlarında yaygın olarak kullanılan gerçek bir kısa devre / aşırı yük koruma yöntemidir; ancak bir PSU’nun amatör telsiz için uygunluğunu belirleyen tek kriter değildir.
----------------------------------------------------------------
34. Overvoltage protection neden telsizde çok önemli?
Amatör telsizlerde besleme gerilimi genellikle 13.8 V DC civarındadır. Bu nedenle güç kaynağında oluşabilecek bir regülasyon arızasının çıkışı örneğin 20–25 V seviyelerine yükseltmesi, bağlı transceiver için ciddi risk oluşturabilir.
Özellikle modern HF cihazlarda mikroişlemci, RF güç katı, ses devreleri ve çeşitli DC-DC dönüştürücüler bulunur. Bu nedenle aşırı gerilim, yalnızca bir sigortayı attıracak basit bir sorun olmayabilir; pahalı ve onarımı zor devrelerin zarar görmesine yol açabilir.
Bu yüzden kaliteli bir güç kaynağında OVP – Over Voltage Protection, yani aşırı gerilim koruması çok önemli bir özelliktir.
Crowbar Protection Nedir?
Lineer güç kaynaklarında kullanılan klasik ve çok etkili aşırı gerilim koruma yöntemlerinden biri crowbar protection sistemidir.
Crowbar devresi normal çalışmada hiçbir şey yapmaz. Çıkış gerilimini sürekli izler ve yalnızca voltaj belirlenen güvenli sınırın üzerine çıktığında devreye girer.
Örneğin 13.8 V’luk bir güç kaynağında koruma eşiği tasarıma bağlı olarak yaklaşık:
15–16 V seviyesinde olabilir.
Gerilim bu seviyeyi aşarsa crowbar devresi çıkışı çok hızlı şekilde düşük empedanslı bir yola çeker.
Bu işlem genellikle bir SCR (Silicon Controlled Rectifier) ile yapılır.
Sistem Nasıl Çalışır?
Normal durumda: PSU → 13.8 V → Telsiz Her şey normaldir ve SCR iletimde değildir.
Bir regülatör arızası oluştuğunu ve çıkışın yükselmeye başladığını düşünelim: 13.8 V → 14.5 V → 15 V → 16 V
Koruma eşiği aşıldığında SCR tetiklenir ve çıkışı çok düşük dirençli bir yol üzerinden kısa devreye yakın hale getirir.
Böylece çıkış geriliminin telsize tehlikeli seviyede ulaşması yerine, güç kaynağı tarafında çok yüksek akım oluşur.
Bu yüksek akım sonucunda:
sigorta atabilir,
current limiting devreye girebilir,
veya güç kaynağı korumaya geçebilir.
Sonuçta asıl amaç şudur: Telsizi yüksek gerilimden korumak için güç kaynağını bilinçli olarak koruma durumuna zorlamak.
Neden "Crowbar" Deniyor?
İngilizcede crowbar kelimesi "levye" anlamına gelir. İsim biraz mizahi bir benzetmeden gelir: Çıkış gerilimi tehlikeli şekilde yükselirse devre, sanki besleme uçlarının arasına metal bir levye koymuşsunuz gibi çok düşük dirençli bir yol oluşturur.
Bu yüzden sistemin mantığı kabaca: "Çıkışı kısa devreye zorla, sigortayı attır ama pahalı cihazı yüksek gerilime bırakma." şeklindedir.
Ham Radio Açısından Mantığı
Bir transceiver’ın değeri birkaç bin dolar olabilirken, PSU içindeki bir sigorta veya SCR çok daha ucuzdur. Bu nedenle crowbar sisteminin mantığı aslında son derece pratiktir: "Telsizi yakacağıma PSU’nun sigortasını attırırım."
Bu yaklaşım özellikle klasik lineer amateur-radio güç kaynaklarında oldukça etkili ve güvenilir bir koruma yöntemidir.
Kısa özet:
Crowbar protection = Çıkış gerilimi tehlikeli seviyeye yükseldiğinde SCR ile çıkışı hızlı biçimde düşük empedansa çekerek sigorta/current limit devresini devreye sokan aşırı gerilim korumasıdır. Amaç: PSU’yu feda etmek değil, pahalı transceiver’ı aşırı gerilimden korumaktır.
----------------------------------------------------------------
35. SMPS Arızasında Yüksek Gerilim Çıkışa Geçebilir mi?
Kısa cevap: Kaliteli bir SMPS’de bu risk çok düşük olacak şekilde tasarım önlemleri alınır; ancak teorik olarak tamamen yok sayılamaz.
Modern ve iyi tasarlanmış bir SMPS’de primer taraftaki yüksek gerilim ile 13.8 V çıkış arasında doğrudan elektriksel bağlantı bulunmaz. Bunun yerine enerji, yüksek frekanslı izolasyon transformatörü üzerinden aktarılır.
Bu nedenle normal çalışma şartlarında: Primer yüksek gerilim → doğrudan DC çıkışa geçmez.
Bu Koruma Nasıl Sağlanır?
Kaliteli bir SMPS’de birkaç koruma katmanı birlikte çalışır:
Galvanik izolasyon – Primer ve sekonder taraf elektriksel olarak ayrılır.
Transformer isolation – Enerji manyetik olarak aktarılır, doğrudan iletken bağlantı yoktur.
Feedback protection – Çıkış gerilimi sürekli izlenir ve regülasyon kontrol edilir.
OVP (Over Voltage Protection) – Çıkış gerilimi güvenli sınırı aşarsa PSU korumaya geçer.
Protection circuitry – Aşırı akım, aşırı sıcaklık ve bazı durumlarda kısa devre gibi hatalar ayrıca izlenir.
Bu korumalar birlikte çalıştığında, tek bir komponent arızasının doğrudan pahalı bir transceiver’a zarar verme ihtimali ciddi şekilde azaltılır.
Peki Risk Nerede Artar?
Asıl sorun, tasarım ve üretim kalitesi düşük güç kaynaklarında ortaya çıkar. Ucuz veya kaynağı belirsiz bir SMPS’de:
izolasyon mesafeleri yetersiz olabilir,
geri besleme devresi zayıf tasarlanmış olabilir,
OVP bulunmayabilir veya doğru çalışmayabilir,
kalitesiz optocoupler veya kontrol elemanları kullanılabilir,
PCB üzerindeki primer-sekonder ayrımı yetersiz olabilir.
Böyle bir durumda asıl problem yalnızca RF gürültüsü değildir; bağlı cihazın güvenliği de söz konusu olur.
13.8 V Ölçmek Tek Başına Yeterli mi?
Hayır. Bir güç kaynağının multimetrede boşta: 13.8 V göstermesi yalnızca o anda doğru gerilim verdiğini gösterir.
Bu ölçüm size şunları söylemez:
yük altında gerilim ne kadar kararlı,
OVP gerçekten çalışıyor mu,
kısa devre koruması güvenilir mi,
izolasyon tasarımı ne kadar iyi,
arıza durumunda çıkışın ne yapacağı,
RF gürültüsünün ne seviyede olduğu.
Bu nedenle: "13.8 V veriyor, tamamdır." yaklaşımı pahalı bir HF transceiver beslemek için yeterli bir değerlendirme değildir.
Ham Radio Açısından Doğru Yaklaşım
Bir amateur-radio PSU seçerken yalnızca çıkış gerilimine değil, mümkünse şu özelliklere de bakılmalıdır:
Galvanik izolasyon
Güvenilir OVP
OCP / kısa devre koruması
Termal koruma
Düşük ripple
Düşük RFI
İyi RF immunity
Yük altında kararlı 13.8 V çıkış
Birkaç bin dolarlık bir transceiver’ı beslerken, güç kaynağını sistemin en ucuz ve en az önemli parçası gibi görmek doğru değildir.
Kısa sonuç: Kaliteli bir SMPS’de yüksek gerilimin çıkışa ulaşmasını önlemek için galvanik izolasyon, transformatör izolasyonu, geri besleme ve OVP gibi birden fazla koruma katmanı birlikte çalışır. Ancak kaynağı belirsiz ve koruma yapısı bilinmeyen ucuz bir SMPS’yi yalnızca "13.8 V veriyor" diye pahalı bir transceiver’a bağlamak iyi bir yaklaşım değildir.
----------------------------------------------------------------
36. Noise testi evde nasıl yapılır?
Bir güç kaynağının HF alıcıya gürültü ekleyip eklemediğini anlamanın en pratik yollarından biri, aynı telsizi önce PSU ile, ardından 12 V akü ile çalıştırıp karşılaştırmaktır. Amaç laboratuvar ölçümü yapmak değil; PSU’nun veya PSU’ya bağlı kablolamanın noise floor’u belirgin şekilde yükseltip yükseltmediğini görmektir.
Telsizi normal şekilde PSU’ya bağlayın. Örneğin 40 metre bandında mümkün olduğunca boş bir frekansa geçin. S-meter, waterfall, sabit birdie’ler ve genel noise floor seviyesine bakın. Örneğin PSU ile S5 gördüğünüzü düşünelim.
Daha sonra PSU’yu tamamen devreden çıkarın ve telsizi uygun bir 12 V akü ile besleyin. Anten, koaksiyel, frekans, mod, RF gain, preamp/attenuator ve bandwidth ayarlarını mümkün olduğunca aynı bırakın. Eğer aynı noktada PSU ile S5, akü ile S2 görüyorsanız bu önemli bir ipucudur. Büyük olasılıkla PSU’nun kendisi, DC kablosu veya common-mode RF yolu sisteme gürültü ekliyordur.
Neden Akü İyi Bir Referanstır?
Akü kendi başına aktif bir switching güç dönüştürme devresi içermez. Yani PWM üretmez, yüksek frekansta MOSFET anahtarlamaz, switching transformatörü kullanmaz ve 50/60 Hz güç trafosu içermez. Kimyasal enerji doğrudan DC olarak sağlandığı için, iyi durumda ve dış cihazlardan ayrılmış bir akü oldukça temiz bir noise reference olabilir.
Burada önemli bir ayrıntı vardır. Aküye bağlı solar charge controller, şarj cihazı, DC-DC converter, inverter veya USB dönüştürücü varsa test sırasında bunlar mümkünse devreden ayrılmalıdır. Aksi halde aküyü değil, ona bağlı başka bir switching devrenin gürültüsünü ölçebilirsiniz.
Test Sonucu Nasıl Yorumlanmalı?
Eğer PSU ile noise floor yüksek, fakat akü ile belirgin şekilde düşük ise güç kaynağı sistemi dikkatle incelenmelidir. Ancak bu sonuç doğrudan “PSU bozuk” anlamına gelmez. Sorun PSU’nun switching noise’u, DC kablosunun anten gibi davranması, common-mode akım, kötü grounding, kötü kablo routing veya yetersiz ferrit/filtreleme olabilir.
ARRL de ev içindeki RFI kaynaklarını araştırırken benzer bir mantık önerir: şüpheli kaynağı devreden çıkar, sistemi izole et ve gürültünün değişip değişmediğine bak.
Kısa özet:
PSU → yüksek noise floor
Akü → daha düşük noise floor
ise PSU veya onun kablolaması güçlü bir şüphelidir.
Akü testi, güç kaynağının RF gürültüsünü anlamak için en basit ve en kullanışlı karşılaştırma yöntemlerinden biridir.
----------------------------------------------------------------
37. Alt HF Bantlarında Ev Elektroniği Gürültüsü Neden Önemlidir?
Özellikle 160 m, 80 m ve 40 m gibi alt HF bantlarında çevresel elektriksel gürültü, zayıf sinyalleri duymayı ciddi şekilde zorlaştırabilir. Bu bantlarda operatör çoğu zaman çok düşük seviyeli DX, CW veya dijital sinyalleri takip ettiği için noise floor’daki birkaç S-unit artış bile önemli fark yaratabilir.
Modern evlerde kullanılan birçok cihazın içinde switching devreler bulunur. Örneğin LED driver, solar inverter, telefon şarj cihazı, modem PSU’su, TV, monitör ve USB charger gibi cihazlar uygun filtreleme yapılmadığında RF spektrumuna istenmeyen enerji yayabilir.
Bu parazit bazen tek bir frekansta birdie şeklinde görülür, bazen düzenli aralıklı çizgiler oluşturur, bazen de geniş bir frekans bölgesinde noise floor’u tamamen yükseltir. Özellikle çok sayıda switching cihazın aynı ev içinde çalışması durumunda bu etkiler üst üste binebilir.
ARRL de modern evlerde kullanılan switching güç kaynaklarının ve elektronik cihazların, amatör telsiz RFI problemlerinde önemli kaynaklar arasında olduğunu vurgulamaktadır.
Bu nedenle özellikle 160 / 80 / 40 m weak-signal çalışan bir amatör için güç kaynağı seçimi yalnızca “13.8 V veriyor mu?” sorusundan ibaret değildir. Düşük RFI, iyi filtreleme, uygun shielding ve temiz DC çıkış çok daha önemli hale gelir.
Kısa sonuç: Alt HF bantlarında başarılı weak-signal çalışması için yalnızca iyi anten değil, sessiz bir RF ortamı ve düşük gürültülü bir güç kaynağı da gerekir.
----------------------------------------------------------------
38. VHF/UHF Kullanımında PSU Gürültüsü Ne Kadar Önemlidir?
VHF ve UHF bantlarında durum HF’den biraz farklıdır. Örneğin 2 metre bandı yaklaşık 144 MHz, 70 cm bandı ise yaklaşık 430 MHz civarındadır. SMPS’in anahtarlama frekansı çok daha düşük olsa da, oluşan harmonikler ve hızlı switching kenarları teorik olarak bu frekans bölgelerine kadar uzanabilir.
HF’de sık görülen geniş bant noise floor artışı VHF/UHF’de her zaman aynı şekilde ortaya çıkmayabilir. Buna rağmen kötü tasarlanmış veya yetersiz filtrelenmiş bir PSU, dar bantlı birdie’ler, belirli frekanslarda taşıyıcı benzeri parazitler ve alıcı hassasiyetinde düşüş oluşturabilir.
Özellikle repeater kullanırken veya zayıf sinyal dinlerken PSU kaynaklı bir parazit doğrudan çalışma frekansına denk gelirse sorun çok belirgin hale gelebilir. Böyle bir durumda repeater frekansında parazit, receiver desense veya zayıf sinyallerin maskelenmesi görülebilir.
Receiver desense, alıcının yakınındaki güçlü istenmeyen RF enerjisi nedeniyle normalde duyabileceği zayıf sinyallere karşı hassasiyetinin azalmasıdır. Yani telsiz çalışıyor görünür, ancak küçük sinyalleri artık eskisi kadar iyi alamaz.
Bu nedenle:
“VHF kullanıyorum, PSU kalitesi önemli değil.” yaklaşımı doğru değildir.
VHF/UHF kullanımında da düşük RFI, iyi shielding, temiz DC çıkış ve iyi filtreleme önemini korur.
Kısa sonuç: HF’de sorun çoğu zaman geniş bant gürültü olarak karşımıza çıkarken, VHF/UHF’de birdie, belirli frekanslarda parazit ve receiver desense daha dikkat çekici olabilir.
----------------------------------------------------------------
39. Endüstriyel 12 V SMPS alıp 13.8 V yaparım !!
Bazı endüstriyel SMPS’lerde çıkış gerilimini belirli bir aralıkta değiştirmeye izin veren bir V-ADJ potansiyometresi bulunur. Bu nedenle 12 V olarak satılan bazı modelleri 13.8 V seviyesine ayarlamak teknik olarak mümkün olabilir. Ancak yalnızca potansiyometreyi çevirip 13.8 V görmek, güç kaynağının amatör telsiz için güvenli ve uygun olduğu anlamına gelmez.
1. RF emission bilinmeyebilir. Endüstriyel bir PSU fabrika otomasyonu, LED sistemi veya kontrol paneli için tasarlanmış olabilir. Bu cihazın HF alıcı yanında ne kadar sessiz çalışacağı her zaman datasheet’te belirtilmez. 13.8 V’u düzgün vermesi, düşük RFI ürettiği anlamına gelmez.
2. OVP eşiği uygun olmayabilir. Güç kaynağının aşırı gerilim koruması 12 V nominal çıkışa göre tasarlanmış olabilir. Çıkışı 13.8 V’a yükselttiğinizde OVP eşiğine gereğinden fazla yaklaşabilir veya korumanın çalışma marjı değişebilir. Bu nedenle ayar aralığı ile OVP threshold birlikte değerlendirilmelidir.
3. Maksimum güç sınırı değişmez. Burada önemli olan yalnızca amper değeridir sanılmamalıdır. PSU’nun toplam gücü sınırlıdır. Örneğin 12 V’ta 30 A verebilen 360 W sınıfı bir kaynak teorik olarak aynı güç sınırı korunuyorsa 13.8 V’ta yaklaşık 26 A civarında kalabilir. Bu nedenle “12 V’ta 30 A yazıyor, 13.8 V’ta da 30 A verir” varsayımı her model için doğru değildir.
Bazı üreticiler ayarlanabilir çıkış aralığını ve bu aralık içindeki tam yük kapasitesini açıkça belirtir. En güvenli yaklaşım, datasheet’te 13.8 V’un izin verilen ayar aralığı içinde olup olmadığını ve bu gerilimde uygulanabilecek maksimum yükü kontrol etmektir.
Açık kasa endüstriyel SMPS’lerde başka bir konu da mekanik ve elektrik güvenliğidir. Şebeke terminalleri açıkta olabilir ve primer tarafta tehlikeli gerilimler bulunur. Shack içinde kullanılacaksa cihaz uygun bir muhafaza içine alınmalı, topraklama, sigorta, havalandırma, kablo rakorları ve dokunmaya karşı koruma düzgün şekilde yapılmalıdır.
Kısa sonuç: Endüstriyel 12 V SMPS’yi 13.8 V’a ayarlamak mümkün olabilir; ancak seçim sadece voltaj ayarına bakılarak yapılmamalıdır. RF gürültüsü, OVP davranışı, gerçek güç kapasitesi, termal sınırlar ve güvenli muhafaza birlikte değerlendirilmelidir.
En doğru soru şudur: “13.8 V’a çıkıyor mu?” değil, “13.8 V’ta güvenli, kararlı ve RF açısından temiz çalışıyor mu?”
************************************************
************************************************
Hangi Kullanımda Hangi Güç Kaynağı Daha Mantıklı?
Güç kaynağı seçiminde tek bir doğru yoktur. En uygun seçim; istasyonun kullanım şekline, RF gürültüsü hassasiyetine, taşınabilirlik ihtiyacına ve gerekli akıma göre değişir.
Sabit HF DX İstasyonu
Eğer önceliğiniz düşük noise floor, weak-signal çalışma, 160 / 80 / 40 metre, FT8 waterfall takibi ve CW DX ise, iyi yapılmış bir trafolu lineer PSU çok güçlü bir seçenektir.
Sabit shack kullanımında ağırlık ve hacim genellikle büyük problem değildir. Buna karşılık lineer güç kaynağının düşük RFI üretme eğilimi, sade yapısı ve öngörülebilir davranışı önemli avantaj sağlar.
Özellikle zayıf sinyal peşinde koşan operatör için birkaç kilogram daha fazla ağırlık, daha sessiz bir RF ortamı karşılığında kabul edilebilir olabilir.
Modern Masaüstü Shack
Eğer masada yeriniz sınırlıysa, 30–40 A sınıfında akım istiyorsanız ve ağır bir güç kaynağı kullanmak istemiyorsanız, kaliteli bir Ham Radio sınıfı SMPS oldukça mantıklı bir seçim olabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yalnızca çıkış gücü değildir. RFI performansı, fan sesi, transient response, RF immunity ve koruma devreleri mutlaka araştırılmalıdır.
İyi tasarlanmış bir radio-grade SMPS, yüksek verim + düşük ağırlık + kompakt boyut avantajlarını, kabul edilebilir RF performansıyla birlikte sunabilir.
Portable / Field Day / POTA
Taşınabilir kullanımda ağırlık ve hacim çok daha önemli hale gelir. Bu nedenle şebeke elektriği kullanılacaksa SMPS genellikle çok daha pratiktir.
Yaklaşık 10–12 kg ağırlığında bir lineer PSU taşımak yerine, 1–2 kg civarında bir SMPS kullanmak saha operasyonunda ciddi kolaylık sağlar.
Ancak operasyon batarya ile yapılacaksa durum değişir. Bu durumda PSU kullanmak yerine uygun bir bataryadan doğrudan besleme yapılabilir. Böylece hem ağırlık azalabilir hem de switching kaynaklı RFI tamamen ortadan kalkabilir.
Çok Sessiz Receiving Station
Özellikle Beverage anten, RX loop, weak-signal receive sistemi, 160 m DX veya LF/MF gibi uygulamalarda receiver noise floor son derece kritik hale gelir.
Bu tür istasyonlarda birkaç dB’lik veya birkaç S-unit’lik ek gürültü bile zayıf sinyallerin kaybolmasına neden olabilir. Bu yüzden lineer PSU veya doğrudan batarya beslemesi çok cazip hale gelir.
Buradaki öncelik yüksek verim veya düşük ağırlık değil, mümkün olan en temiz RF ortamını oluşturmaktır.
Kısa sonuç:
Sabit weak-signal HF shack → Lineer PSU çok güçlü bir seçenek
Kompakt modern shack → Kaliteli radio-grade SMPS mantıklı
Portable / Field Day / POTA → SMPS veya batarya daha pratik
Ultra düşük gürültülü receive station → Lineer PSU veya batarya çok avantajlı
En doğru yaklaşım, güç kaynağını yalnızca “kaç amper veriyor?” sorusuyla değil; “benim istasyonumun önceliği ne?” sorusuyla seçmektir.
(https://blogger.googleusercontent.com/img/a/AVvXsEgttkSFb3ZU4Qx-6UjDP34SeoTnEj7WpK47AZvex5HcCLaN0vkSJgxjdrZz3egP943WQa68iPKUe660XYPn2Un4A-ndVwgywU5VxI9f_RitM5QtbTjPYzPRaQnuKljZtax0_D4HPDYt3s2SCRRl-vKMkfLP8XvVtHMF-wwnSn0PmG11RcXVSjsHjGr_-duQ=w414-h518)
EN ÖNEMLİ SONUÇ
Ham Radio açısından konu sadece "SMPS kötü, trafolu güç kaynağı iyi" şeklinde değerlendirilemez. Her iki yapının da güçlü ve zayıf tarafları vardır.
Lineer / trafolu PSU, yapısı gereği yüksek frekanslı anahtarlama kullanmadığı için RF gürültüsü açısından önemli bir avantaja sahiptir. Özellikle 160 m, 80 m, 40 m, CW, DX ve weak-signal çalışmalarında düşük noise floor isteyen kullanıcılar için çok güçlü bir seçenektir.
Kaliteli bir radio-grade SMPS ise doğru tasarlanmışsa amatör telsiz kullanımında son derece başarılı olabilir. Küçük, hafif ve yüksek verimlidir. Ancak burada kritik nokta RFI performansıdır. Düşük kaliteli veya yetersiz filtrelenmiş bir SMPS, özellikle HF bantlarında alıcının noise floor seviyesini yükseltebilir, waterfall üzerinde spur oluşturabilir ve zayıf sinyallerin duyulmasını zorlaştırabilir.
Güç kaynağı seçerken öncelik sırası
1. Continuous akım kapasitesi
PSU'nun kısa süreli peak değerine değil, sürekli verebildiği gerçek akıma bakılmalıdır.
2. RF Noise / RFI performansı
Özellikle HF kullanımında güç kaynağının alıcıya parazit üretmemesi çok önemlidir.
3. Output Voltage Regulation
RX'ten TX'e geçildiğinde 13.8 V hattının mümkün olduğunca sabit kalması gerekir.
4. OVP ve Short-Circuit Protection
Aşırı voltaj ve kısa devre koruması pahalı transceiver'ın güvenliği açısından önemlidir.
5. Isı ve fan davranışı
PSU'nun uzun süreli TX altında aşırı ısınmaması ve fanının shack içinde rahatsız edici olmaması tercih edilir.
6. Ağırlık ve boyut
Sabit istasyonda çok önemli olmayabilir; portable kullanımda ise belirleyici hale gelir.
7. Tamir edilebilirlik
Lineer PSU'lar genellikle daha basit ve servis edilebilir yapıdadır. SMPS'ler ise daha karmaşıktır.
100 W HF transceiver için pratik seçim
100 W sınıfı tipik bir HF transceiver TX sırasında yaklaşık 20–23 A seviyelerine çıkabilir. Bu nedenle:
13.8 V / gerçek 25 A minimum
Tercihen 30–35 A CONTINUOUS
sınıfında kaliteli bir güç kaynağı genel kullanım için daha rahat bir seçimdir.
20 A civarında bir PSU bazı cihazları çalıştırabilir ancak TX sırasında sınırda kalabilir. Özellikle FT8, RTTY, FM gibi yüksek duty-cycle modlarda continuous akım kapasitesi daha da önemli hale gelir.
Hangi kullanımda hangisi daha mantıklı?
KullanımDaha uygun yaklaşımSabit HF DX / Contest ShackLineer / Trafolu PSU çok güçlü bir seçenek160 / 80 / 40 m Weak-SignalDüşük noise nedeniyle Lineer PSU avantajlıCW ve çok zayıf DX sinyalleriLineer PSU veya doğrulanmış düşük-RFI SMPSModern masaüstü istasyonKaliteli radio-grade SMPS çok uygunPOTA / SOTA / Field DaySMPS ağırlık ve boyut nedeniyle avantajlıPortable / SeyahatSMPS açık şekilde daha pratik
Kısaca
Ağırlık ve boyut sizin için problem değilse ve özellikle düşük noise floor isteyen sabit bir HF DX/contest istasyonu kuruyorsanız, kaliteli bir lineer güç kaynağı hâlâ son derece güçlü bir seçenektir.
Taşınabilirlik, küçük boyut, düşük ağırlık ve yüksek verim önemliyse, kaliteli ve düşük-RFI tasarımlı bir SMPS daha mantıklıdır.
En önemli nokta şudur:
"SMPS mi, trafolu mu?" sorusundan önce
"Bu güç kaynağı RF açısından ne kadar sessiz ve gerçek continuous akımı ne kadar?" diye sorun.
Çünkü Ham Radio kullanımında iyi bir PSU sadece 13.8 V üretmez; aynı zamanda alıcınızın duymaya çalıştığı zayıf sinyallere de müdahale etmez.